'uzay' için etiket arşivi

Bu, Jupiter’in Bestesi

Jupiter

Geçenlerde insanlığın sesinden bahsetmiştim.. Türün ilgililerine şu an güneş sisteminin dışına çıkmak üzere olan Voyager adlı uzay sondası tarafından kaydedilmiş harika bir müziği daha buradan iletmek istiyorum;

Bu sefer elektromagnetik yayın kaynağı güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jupiter.

Duyduğunuz harika müzik ise Jupiter’den gelen elektromagnetik dalgaların insan kulağının duyacağı forma indirgenmiş hali; büyük bir sanat eseri..

Bu besteyi Ankara MEBS’de dün askerlik görevlerine başlayan ve burada yorumlarıyla tanıdığınız çok değerli hocam Mehmet RB ve sevgili dostum Fırat Küçük’e armağan ediyorum. :) Umarım ileride üzerinde bol bol konuşacağımız güzel anılarla askerlik görevlerini tamamlarlar.

İnsanlığın Sesi

Dishİnsanlığın gelişimi ile iletişim birbirlerinin neden ve sonuçlarıdır. İnsanoğlu, çoğaldıktan ve araya mesafeler girdikten sonra varlığını sürdürme özgörevinin en önemli halkası olan iletişimi gerçekleştirebilmek için çeşitli gereçlere ihtiyaç duymuştur.

Eski devirlerden günümüze dumanla ve ateşle başlayan bu yolculuk, o zamanlarda öngörülemeyecek ilerlemeler kat etmiş ve bugün insanlık, evrenin derinliklerine elektromagnetik dalgalar ile varlığını bildirir hale gelmiştir.

Belki duymuş olduğunuz bir teze göre bu elektromagnetik dalgalar gibi konuşmalarımız da kaybolmuyor ve bir yerlerde bekliyormuş. Araştırdığım kadarıyla bilimsel bir geriplanı olmayan bu iddiayı uykuya dalmadan önce aklıma getiren ise SAITEM’in yeni sitesi için ses efekti ararken bulmuş olduğum cosmic_debris.wav adlı dosya oldu.

Geçtiğimiz sene bu zamanlar analog tv yayınlarındaki ve radyolardaki “gürültü”ye dikkatinizi çekmeye çalışmıştım.

Bu yazıdan bir sene sonra dikkatinizi bu kez sürecin değil sonucun sesine, yani insanlığın uzaya televizyon, radyo ve veri sinyallerinin aktarımı için yaymış olduğu dalgaların iyonosfer tabakasında insan kulağının duyacağı formuna çekeceğim..

İyonosferde duyulan sesi dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Bu melodinin üzerine yazacak pek birşey bulamıyorum açıkçası, oldukça etkileyici.

Georgia Tech’ten 5 Vitesli Roket Motoru

Discovery 5 VitesBir son dakika gelişmesi… Georgia Teknoloji Enstitüsündeki Elektriksel İtki laboratuvarından ilginç bir buluş geldi.

Bildiğiniz gibi kullanımdaki roket motorları yörüngeye oturana dek maksimum itki seviyesini koruyarak hareket ediyor. Mitchell Walker yönetimindeki ekip bu durumun bir saçmalık olduğunu ve ciddi bir güç kaybına neden olduğunu düşünmüş ve bunu şöyle örneklendirmiş; “Bu durum arabanızı gün boyunca 1. viteste kullanmaya benziyor!”

Ekip bu sorunun önüne geçebilmek için 5 vitesli bir roket motoru tasarladı.

Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından finanse edilen projede amaç özellikle uyduların yörüngede daha fazla kalması amacıyla yakıt tasarrufu yapmak.

Ana çalışma yapısı ise şöyle; yer kontrol ünitesi, uydunun itki ihtiyacına göre 5 kademeli itki seviyesini uygun bir değere ayarlıyor. Bu durum, aracın yörünge değişiminde 5. kademe -> maksimum itkiye, istenilen yörüngeye geçildiğinde ise tekrar 1. kademe -> minimum itkiye geçmesini sağlıyor. Bu itkinin gerçekleşmesi deşarj odasına gönderilen Xenon atomlarının iyonize olmasına bağlı bir süreçmiş. Ağır iyonlar bir elektrik alan tarafından uzaya doğru ivmelendirilirken, hafif elektronlar oluşan elektromagnetik alan tarafından zorlanarak uydunun yüksek hızlara ulaşmasını sağlıyor.

Xenon İtki Oluşturucu

Daha büyük hali için diagramın üzerine tıklayabilirsiniz.

Yeni sistem egzoz çıkışından elde edilecek hız üzerinde ince ayar yaparak %40 civarında yakıt tasarrufu ile birlikte yörüngeye daha fazla yükün taşınmasını da sağlayacak.

Sağ üstteki esprili resim bir tarafa :), bu sistemin ana amacı yukarıda da değindiğim gibi uyduları daha uzun süre yörüngede tutabilmek, sistem şu an askeri uygulamalarda kullanılabilir haldeymiş, ticari uygulamalar içinse bir kaç yıla daha ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

Askeri finansmanlı bir proje olduğu için daha fazla detay yokmuş. :D (Bir tek yapıp bize göndermedikleri kalmış..)