Savunma teknolojileri içinde en çok ilgimi çeken nesneler insansız hava araçları (Unmanned Aerial Vehicles). Kontrol teorisinden, yapay zekaya, elektrik makinalarına ve haberleşmeye kadar bir çok alanı kapsayan bir mühendislik uygulaması. Benim bu araçlara olan ilgimin altında yatan neden bu araçları geleceğin savaşan unsurları olarak görmemdir. İnsanlar yaşadığı sürece savaşların olacağı insanın doğası itibariyle aşikar, ama benim geleceğe yönelik ciddi umutlarım var. Gelecekte insanlar yerine robotların savaştırılacağını böylelikle insanların savaş gibi acı bir gerçekle direkt olarak yüzleşmeyeceğini düşünüyorum.
Amerikan uzay ajansı, donanması ve hava kuvvetleri UAV’lar üzerine ciddi çalışmalar yapıyorlar. Hatta bugün bile bunların çeşitli türlerini operasyonlarında kullanıyorlar. Geçen aylarda internette rastladığım bir bilgiye göre biz de İsrail’den Heron sınıfı UAV satın alacakmışız. Bunların ortalama fiyatlarını araştırdım araç fiyatları 300.000 dolardan başlıyor ve 6 milyon dolara kadar çıkıyor, yer istasyonlarını ise ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Şüphesiz bu rakamın büyük kısmı mühendislik ve operatör masraflarından oluşuyor. Çünkü araçlar için gereken yapı malzemelerini ve emeği ortaya koyduğumda bu araçların iş yapabilecek nitelikteki modellerinin oldukça ucuza mal edilebileceğini görüyorum. Yer istasyonu olarak da tanıdık bir alet gerekiyor: Bir adet dizüstü bilgisayar ve buna bağlı bir haberleşme devresi.
Umarım finallere çalışmayı bir kenara bırakıp saatlerce karşımdaki duvara bakıp parçalarını tasarladığım URAS, onu gerçeğe dönüştürebilecek azimle birleşme kararı alır.
Değerli dostum Kadir TAMKAYA’nın ‘dersler’ adı verilen karın ağrılarının baskısı içinde testlerini tamamladığı haberleşme sisteminin sorunsuz çalıştığını görmek de beni çok mutlu etti.