'terör' için etiket arşivi

Diyarbakır’daki Patlama

Ahmet’in ÖSS’ye hazırlandığı dershane

ÖSS’ye hazırlanmakta olan çok sevdiğim kuzenim Ahmet, Diyarbakır’da gerçekleşen bombalı saldırıda yaralandı. O esnada çıkış kapısında olan sınıf arkadaşı ise vefat etmiş.

Bombanın patlama anında etüt çalışması yaptıkları sınıfta tüm sıralarla birlikte öğrenciler havaya uçuyorlar. Ahmet ise kafasını tavana çarparak yaralanıyor. Bu patlamanın şiddeti hakkında belki bir fikir verebilir..

!

Bu olay bana çocukluğumu ve yaşadıklarımı hatırlattı. Bir çocuk için çok fazla kez gözümün önünde birilerinin öldüğüne, bombaların patladığına şahit oldum.

İlkokul 5. sınıfta iken gözümün önünde sınıf öğretmenim silahla vurulmuştu.

Fakat ben arkadaşlarımın iki adım ötemde parçalandığına şahit olmadım. Gerçekler düşündüğünüzden daha acı.. Ben yaşadığım olaylara rağmen Ahmet’i ancak anladığımı sanıyorum. Ama hiçbir zaman gerçekten anlayamayacağım.

Ben nasıl orada yaşadığım “o an“ları hiç unutmuyorsam o da hiç unutamayacak. Geçmiş olsun desem neye yarar, biliyorum geçmeyecek.

OHAL’de çocuk olmak

Güneydoğu, 90′lı yıllar

Boş kovanlardan kolye yapmak,
Omuzlarda asılı silahları sıradan karşılamak,

Ölümü ve savaşı kanıksamaktı.

OHAL’de çocuk olmak ile şu halde çocuk olmak arasında farklar vardı.

Sınıfın duvarlarına saplanmış mermileri sayarak matematiği,
Kovanların arkalarındaki yazıları okumaya çalışarak okumayı öğrenmekti.

İnsanların 6 yaşındaki bir çocuğa ismini ve yaşını dahi sormadan önce,
etnik kökenini sormasını anlam veremeden izlemek ve susmaktı.

Anaokulunun içine kimin neden bir bomba bıraktığını,
hiç bir zaman anlayamamaktı.

OHAL’de çocuk olmak, şu halde çocuk olmak gibi değildi.

Akşamları dışarıda uyumaya çalışırken,
Kayan yıldızları değil, izli mermileri saymaktı.

Havada ıslıklarla uçuşan kırmızı yün yumaklarının,
rüyaların bir parçası değil,
Çarptığı yere ölüm getirecek olan RPG 7 olduğunu,
ancak büyüyünce anlamaktı.

Gece çatışma devam ederken mum ışığında,
mutfağın en güvenli köşesinde yere yatmaktı.

Yerin içine girmeye çalışmaktı, sesler yaklaştıkça…

Gecenin bir yarısı evin sokağında askerler ve teröristler çatışırken,
Halen eve gelmemiş olan dayı için gözyaşı içinde dua etmekti.

OHAL’de çocuk olmak, şu halde çocuk olmak gibi değildi.

Top oynarken bir kaç metre ötedeki kahvehanenin havaya uçuşunu izlemek,
ve oradan sağ çıkan silahlı insanların sağa sola rastgele ateş edişine tanık olmaktı..

Yaşıtlar henüz ölümün ne olduğundan habersizken,
gözünün önünde kaç insanın son nefesini verdiğini hatırlayamamaktı.

Öğretmenin gözlerin önünde vurulup düşüşünü izlemek, ama ağlayamamak,
hiç bir şey hissedememek, susmak, sonra korkmak ve anlam vermeye çalışmak…

OHAL’de çocuk olmak, hayata yenik başlamaktı.

Ersin Arslan, Nisan 2007

Zombie

Another head hangs lowly, child is slowly taken
And the violence caused such silence
Who are we mistaken.

But you see it’s not me, it’s not my family
In your head, in your head, they are fighting
With their tanks, and their bombs
And their bombs, and their guns
In your head, in your head they are cryin’
In your head, in your head, Zombie, Zombie
In your head, what’s in your head Zombie

Another mother’s breaking heart is taking over
When the violence causes silence
We must be mistaken
It’s the same old theme since 1916
In your head, in your head they’re still fightin’
With their tanks, and their bombs
And their bombs, and their guns
In your head, in your head they are dyin’

In your head, in your head, Zombie, Zombie
In your head, what’s in your head Zombie