'Mühendislik' için etiket arşivi

En sıradışı köprü tasarımlarım

Hepimiz biliyoruz ki insanlar Pontifex’i oynamış olanlar ve oynamamış olanlar olarak ikiye ayrılır.

Pontifex’te size verilen bütçe ile istenen şartlarda bir köprüyü tasarlamanız isteniyor. Köprü tamamlandıktan sonra üzerinden tren ya da araba geçirilerek test ediliyor. Bu nedenle test butonuna basmadan önce araçlardaki masum insanları düşünün ve köprünün stres analizlerini iyice gözden geçirin. Köprü tamamlandıktan sonra stres durumuna göre ekleme ya da çıkarmalar yapmanız gerekebilir.

Aşağıda benim Medium görev seviyesindeki iki sıradışı köprü tasarımım görünüyor. :)

Köprü 1

 

Köprü 1

 

Köprü 1 Test

 

Bu tasarımda köprünün orta noktası 2 metre yukarı çıkıp iniyor ve tren bir arazi aracına dönüşüyor.

 

Ana hat bloğu olmadan

Bu şekilde ise verilen ana hat noktasını (inşaatçılar buna “baba” diyor) kullanmadan yapmış olduğum süper bir tasarım var :D

Siz de Pontifex manyağı iseniz sıradışı tasarımlarınızı buraya yollayın yarışalım. ;)

Osmanlı Dönemi Elektrik Makinaları Kitabı (1813)

Osmanlı Dönemi Elektrik Makinaları Kitabı

Osmanlı döneminde yazılmış bir elektrik makinaları ve tesisatı kitabı.

Curiosity kills the cat?!

Merak kediyi öldürür mü?Birşeyleri zorla öğrenmekle isteyerek öğrenmek arasındaki farkı iyi bildiğimi düşünüyorum. İkisi gerçekten birbirinden çok farklı şeyler!

Ortaokulun son sınıfındayken, lisedeyken ve bulunduğum her iki üniversitede bilgisayar’la ilgili çeşitli firmalarda ve departmanlarda çalıştım. Oralarda çalışırken ‘curiosity kills the cat‘ felsefesi gereği birşeyler öğrenmek bana zevk veriyordu. Ethernet kartının üzerindeki jumper’ı ayarlayarak onu istediğim kesmede çalıştırmak bir Lise 1 öğrencisi olarak bana oldukça heyecanlı geliyordu.

Fakat nedense ilgi alanım olan konuların üniversitede bana ‘öğretilme’ şekli, bende bu merakı uyandırmaktan öte itici gelmeye başladı. Bunun nedenleri ile ilgili bir kitap yazabilecek kadar veri toplamış olduğuma inanıyorum.

Eğitim sistemine olan karşıtlığımı beni tanıyan herkes az çok biliyor.

İlkokul 1′den Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü son sınıfına kadar çarpım tablosu dışında pek birşey ezberlemeyerek gelmeyi başarmıştım. :)

Ama sonunda transkriptimde bir şeyleri ezberlemeden geçemeyeceğim dersler (bunun nedeni kesinlikle dersin kendisi değil!) kaldı ve bende oyunu kuralına göre oynadım. Doğal olarak büyük oranda başarılı oldum. Bu durumun verdiği suçluluk duygusu beni bu iletiyi yazmaya sevk etti.

Bir konuyu tam olarak anlamak için, onu görmek ve yaşamak gerekir. Unutmadan öğrenmenin tek yolu budur. Bunun adı da deneyimdir. Özellikle pratiğe yönelik mesleklerde öğrenciye formülleri ve yöntemleri zorla enjekte ederek vereceğiniz hiç bir şeyin geri dönüşü YOKTUR.

Geri kalmış diye nitelenen Libya’nın geri kafalı liderinin 1970 yılında yazdığı şu paragraf sanıyorum ne anlatmak istediğimi çok iyi özetliyor;

“Bilim veya öğretim, gençlerin yan yana konmuş sıralar üzerinde basılı kitaplardan belirli saatler içerisinde öğrenmeye mecbur tutuldukları düzenli program ve sınıflandırılmış bilgiler değildir. Bütün dünyada egemen olan bu öğretim, özgürlüğe aykırı bir yöntemdir. Dünya devletlerinin iftihar duydukları ve gençlerine imkan buldukça uyguladıkları zorunlu eğitim, özgürlüğü kısıtlayan, insan yeteneklerini körleten ve bireyin eğilimlerini zorla yönlendiren bir yöntemdir. İnsanı serbest seçim yapmak ve düşünmekten alıkoyduğu için diktatörce bir davranıştır.

Gerçekte, zorunlu, düzenli ve sistematik öğretim, halk topluluklarını zorunlu şekilde cahil bırakmaktadır. Dünyada egemen olan öğretim yöntemleri evrensel bir kültür devrimi tarafından yıkılmalıdır.”

Muammer Kaddafi, 1970

Bu geri kalmış adam bile bunları söylüyorsa biz konum olarak neredeyiz açıkçası içinden çıkamıyorum.

500 kV’luk anahtarı açmak

Pratik zeka duygusuzluk değildir, değil mi?

Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler.

Mühendis:” Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakikadır bitirmelerini bekliyoruz.”
Doktor: “Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim.”
Rahip: “İşte görevli geliyor, onunla konuşalım.”
Rahip: “Merhaba, Şu anda sahada olan grup ne zaman çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?”
Görevli: “Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin verildi.”
Rahip: “ne kadar üzücü, bu akşam onlar için dua edeceğim.”
Doktor: “Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım.”
Mühendis: “Bu adamlar neden geceleri oynamıyorlar?”