'Formula 1' için etiket arşivi

Türkiye GP 2007

Turkey GP 2007Sonucu önceden belli olan her yarış gibi pek zevkli geçmedi. Pole’u aldınmı birinci olursun kuralı yine işledi. Her ne kadar alınan verilen irtifadan, pistin zorluğundan, 8. virajdan her fırsatta dem vurulsa da, bence çoğu pilot için bu pist sadece bir sahil gezintisi.

Enerjik ve keyifli bir yarış çıkmıyor bir türlü, nerede Kanada, nerede Monza hatta nerede Monaco bile. Tamam, sonuncusu şakaydı.. :)

Son yıllarda izlediğim en sıkıcı yarış olması nedeniyle hakkında yapacak pek yorumum yok.

Öyle ki yarış boyunca birbirlerini zorladıkları için trulli ile barrichello dışında izlemeye değen birşey yoktu. Formula 1′in sportif ruhu nedense Türkiye’de hiç kendini gösteremiyor ve başta da dediğim gibi ben bunun nedenini pistin yapısı olarak görüyorum.

F1 Türkiye GP 2007 için geriye sayım başladı…

McLaren Pilotları Hamilton ve AlonsoTatilimin birinci kısmını tamamlamış, eve dönmüş ve ikinci kısmı için hazırlanırken nasıl olduysa unutmuş olduğum önemli bir ayrıntı nedeniyle bu kısmı belirsiz bir tarihe erteledim :)

Formula 1 Türkiye yarışına çok az bir zaman kaldı.

F1 Türkiye GP 2005′i sponsorum Shell‘in desteği ile pistte iyi bir yerden takip etmiştim :D 2006′da ise SATEK ile uğraşıyor olduğumdan dolayı sadece medyadan takip edebilmiştim..

Bu sene McLaren ve Ferrari arasında casusluk skandalından sonra yaşanan gerginlik, Monaco’da yaşananların açığa çıkması rekabeti hissedilir şekilde arttırdı. Bunun dışında McLaren’dan sonra en sevdiğim takım olan BMW Sauber‘in de sezon başından beri zirveyi zorlaması yarışları geçen senelere göre çok daha zevkli hale getirdi.

Bu yarışı izlemek bir kaç hafta tatile eşdeğer bence :)

Bu arada, yarışla ilgili son gelişmeleri araştırırken aşağıdaki bağlantıya rastladım;

F1 pilotları All Star takımı ile karşılaşacak

Bu hayır amaçlı yapılacak bir futbol maçı imiş ve Ali Sami Yen stadında yapılacakmış. Bu maçın en önemli özelliği ise, 1994′te Imola’daki yarışta aramızdan ayrılan Ayrton Senna ve 2005′te ölen Monaco Prensinin de sahada olmaları ( Haberde öyle yazıyor :D )

McLaren’dan süper tanıtım filmi; The Competition!

Bir müzik enstrümanı olarak Renault F1

Kanada GP 2007

Kubica’nın Yaşadığı KazaUzun zamandır böyle olaylı bir yarış yaşanmadı sanırım.

Sırf Japon pilot Sato’nun, McLaren pilotu Alonso’yu geçtiği an için bile bu yarış takip edilmeye değerdi. Fakat yarışın üzücü tarafı harika mücadelelerin kazalar ve güvenlik aracı gölgesinde kalması idi… Kubica’nın saatte neredeyse 230 kilometre hızla aracın kontrolünü kaybederek duvara çarpması son yılların en korkunç F1 kazası oldu. Bu durumun nedeni Toyota Pilotu Trulli’ye saatte 58 km hızla girilmesi gereken U viraj öncesinde geçmek için fazla yaklaşması ve bu yaklaşma sırasında downforce oluşturan aracın burun kısmının zarar görmesi idi.

Kubica kontrolü kaybettikten sonra sonra araç ilk sert darbeyi yol kenarında aldı ve ön tekerlekler yerden kesildi. Hasardan dolayı yere basma etkisi üretemeyen araç, sahip olduğu yüksek hız nedeniyle iyice havalandı. Bu durumda Kubica’ya dua etmekten başka bir seçenek kalmamıştı.

Sanıyorum o da bunu yaptı, ve F1 sitesinde de ayrıntıları verildiği üzere bu duası kabul edildi :) Çünkü bu hızla duvardan duvara zıplayan arabanın içinden sadece bacağında bir kırıkla kurtuldu. Şuradaki yazımda özellikle dikkat çektiğim darbe emicilerin ne işe yaradığını bu kaza bize gösterdi. Çünkü araçta pilot kabini dışında herşey paramparça idi.

Bu arada ön kanat zarar gördüğünde araç böyle havalanacaksa BMW Sauber mühendisleri okula geri dönmeli.

Youtube’daki videolar F1 yönetimince telif hakkı ihlali nedeniyle kaldırılmış. :)

Ayrton Senna

Ayrton SennaGelmiş geçmiş en iyi yarış pilotu tam 13 yıl önce bugün aramızdan ayrılmıştı. Ben onu, ilkokulumun karşısındaki atari salonunda oynamakta olduğum; Ayrton Senna’s Super Monaco GP adlı yarış oyunundan tanırdım. Sonraları Formula 1′e ilgim arttıkça kendisinin aramızdan ayrılışına daha çok üzülmüştüm.

Sözlükte bir yazı okumuştum geçen sene, batı dünyası başarılı insanlar, Güney Amerika ve Doğu ise efsaneler yetiştirir demişti bir yazar. İşte Senna bu efsanelerden biriydi…

Sadece bir yarış pilotu olarak değil Formula 1′e ruhunu ve hatta gerçek anlamda canını verdi. Onun ölümünden sonra FIA yarış kurallarında geniş çaplı değişikliklere gitti ve belki böylece bir çok yarış pilotu da hayatını onun başından geçen talihsiz olaya borçlu oldu.

Senna’nın ölüm nedeni, pistteki engebelerin ön tekerleklerin yer ile temasını kesecek bir biçimde aracın alt kısmını havaya kaldırması ve bunun üzerine aracın kontrolünü kaybetmesi idi. Temas anında ona en büyük hasarı veren durum ise, direksiyon milinin bugün bir standart olarak iç içe geçen çift katmanlı yapıda değil direkt rot’a giden tek mil şeklinde yapılmış olması idi. Bu durum çarpma anında milin ona doğru hızla çarpmasına neden oldu.

Ayrton Senna’nın mücadele hırsı beni hep çok etkilemiştir. Başarmak için çalışmak, sabretmek ve engelleri tek tek aşmak gerekir. Ama bence Senna’nın en iyi özelliği bu mücadele hırsının altında fair play ruhunun tüm samimiyeti ile sürekli kendini gösteriyor olmasıdır. Öyle ki Senna 1993 yılında yapılan bir yarışta birinci sırada devam ederken bir pilotun yaptığı ciddi kazayı görüyor ve aracını sağa çekip ona yardım etmeye koşuyordu. İşte bu bize mücadelenin nasıl yapılması gerektiğini anlatan bir dersti.

Ülkemizde basit bir üniversitelerarası güneş arabaları yarışında dahi, bazı insanlar hırslarının kurbanı olup diğer ekiplerin yarışta gerçek performanslarını sergileyememesi için ellerinden geleni yapmaktalar. Senna’dan öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki…

Hiçbir sorunla karşılaşmadan kazanmak çok zordur. Kazanmak için savaşmak zorundasınız ve çoğu zaman, bu savaş kendi inançlarımız ve amaçlarınız uğruna başka insanları yenmekle kazanılıyor. Kendi görüşünüz, kendi fikirleriniz, kendi kişiliğiniz - herşeyin üzerinde. eğer sıkı savaşmazsanız, kendi çizdiğiniz yolu kaybediyorsunuz. ve bu yolu kaybederseniz, hiçkimse olup çıkarsınız. Bu yola sadık kalmak için, mücadeleden yılmamak gerekiyor. ve bazen gerçekten kavga etmeniz…

Senna kazanmayı çok severdi. İkincilik onun için en kötü dereceydi. Ama o rakibini asla küçümsemedi ve haksız bir galibiyet için hiç bir zaman çaba harcamadı. İşte bu onu batı dünyasının ‘başarılı‘ insanlarından ayıran en önemli farktı.

Formula 1′den ne anlıyorsun?

Formula 1- EAN, Formula 1′den ne anlıyorsun? Arabalar durmadan birbirini geçiyor başka da birşey yok…

- Peki sen 22 adamın bir topun peşinden koşmasından ne anlıyorsun?

- O farklı ama..

- Bana, saatte 300 kilometre hızla giden arabaların birbirini geçmeye çalışması, 22 adamın bir topun peşinden koşmasından daha heyecanlı geliyor…

BMW Sauber 2007

BMW Sauber

BMW Sauber’in yeni aracının tanıtımı geçtiğimiz haftalarda yapıldı.

Sıkı bir McLaren Mercedes taraftarı olmakla birlikte, BMW Sauber‘i de yakından takip etmekteyim. Bence gelecekte kendinden çok söz ettirecek bir Formula 1 takımı…

BMW Sauber’in 2007 aracında ciddi aerodinamik yenilikler var. Burun kısmı önceki araca göre daha kısa ve yüksek yapılmış. Radyatörleri ise soğutmayı daha iyi sağlayabilmek için geniş tasarlamış ekip.. Arka kısmın en dikkat çekici özelliği, ön kısma göre farkedilebilir biçimde alçakta oluşu. Burun kısmının yüksekliği nedeniyle salıncaklar geçen seneki araca göre daha geniş açıyla ve eğik duruyor.

Bu aerodinamik yenilikler dışında, FIA tarafından getirilen yeni çarpışma-etki talimatları nedeniyle arka kısımdaki darbe emici daha büyük tasarlanmış.

Dikkatimi çeken bir diğer husus ateşleyici olarak benim arabamda da kullandığım NGK bujilerin kullanılıyor olması. (Yeri gelmişken, NGK’ya da SAGUAR X4‘ü hayata geçirirken ekibimize verdikleri destek için teşekkür ederim :), Gerçi güneş arabalarında buji kullanılmıyor, ama çalışırken sürekli NGK reklamı yaptık, tulumlar ve tişörtler sayesinde :D )

Formula 1, 2007 sezonunda izleyeceğimiz yeni BMW Sauber’in teknik özellikleri şöyle;

Motor Tipi: V8 normal havalandırmalı
Açısı: 90 derece
Hacmi: 2.400 cc
Supap: Her silindir için 4 adet
Supap mekanizması: Hava basıncı ile pnömatik
Motor bloğu: Alüminyum
Silindir kafası: Alüminyum
Krank mili: Çelik
Yağ sistemi: Kuru yağlama
Motor yönetimi: BMW
Bujiler: NGK
Pistonlar: Alüminyum
Piston kolları: Titanyum
Şasi Yapısı: Karbon-fiber monokok
Süspansiyon: Üst ve alt wishbone (önde ve arkada), supap itici çubuğu ile desteklenen yay ve amortisörler (Sachs Race Engineering)
Frenler: Altı-piston kaliperli (Brembo), karbon pad ve diskler (Brembo, Carbone Industrie)
Şanzıman: 7-ileri seri vites kutusu, karbon-fiber kavrama (AP)
Şasi elektroniği: BMW
Direksiyon: BMW Sauber F1 Team
Lastikler: Bridgestone Potenza
Jantlar: OZ

Boyutlar ve ağırlık ise şöyle;

Uzunluk: 4.580 mm
Genişlik: 1.800 mm
Yükseklik: 1.000 mm
Aks aralığı: 3.110 mm
Ağırlık: 605 kg (hazır)

Efendim, bu ileti nasıl en güzel şekilde sonlandırılır diye merak eden varsa hiç düşünmeden play’e tıklasın;

Formula 1 Türkiye GP 2005…

EANBugün İstanbul Park’ta düzenlenen Türkiye’nin ilk Formula 1 Grand Prix’ine gittim. Uzun yıllardır televizyondan takip ettiğim bir etkinliği canlı olarak izlemek gerçekten çok zevkliydi.

1999′dan beri sıkı bir McLaren taraftarı olarak gönlüm Kimi ve Montoya’nın ilk iki sırada bitirmesinden yanaydı ama son turda Alonso’ya geçilerek Montoya 3. oldu.

Yolda çok sıkıntı yaşadık. Organizasyon bu açıdan kötüydü. Ama İstanbul Park harika olmuştu. Yalnız gelecek hafta için ilk çıkıştan sonraki rampa gözümü iyice korkuttu…