'dersler' için etiket arşivi

ÖSYM beni seviyor olmalı…

OSYMDün ÜDS açıklanmış, ilgisiz bir öğrenci olarak belki yüksek lisans yaparsam lazım olur tadında geçen ay girmiştim sınava.

Sınavın olduğu haftasonu okulda da ara sınavlarım başlamak üzereydi ve Cumartesi gününü de BJT Yükselteçlere çalışarak geçirmekteydim. (Bu dönem bir süre öğrenci olmaya karar verdimde! :) )

Sınav yeri Göztepe’de bir liseydi ve ben daha önce o taraflara hiç gitmemiştim, sınav yerini tam olarak bilmiyordum.. Sonuç olarak oturup bir sayfa bile çalışmadığım sınava bir de yoğun stres altında girmekteydim.

Neyse ki bütün karışıklık içinde sınava girip çıkmayı başardım.

Sonuçların açıklandığını öğrenince biraz korktum, ama belli etmemeye çalıştım tabii. :D

65 alarak barajı geçmişim…

Geçen dönemde LES’e hiç çalışmadan, hatta hiç soru örneği incelemeden girip dört bin küsürüncü olunca şu sonucu çıkardım; ÖSYM beni seviyor olmalı :D

Aslına bakarsanız ben de ÖSYM’yi seviyorum. (Lisede okurken gelecekte böyle birşey söyleyeceğime kimse beni inandıramazdı sanırım…)

En azından ‘Elektrik Makinaları Lab’ başlıklı bir sınav için “şu deney setine bu üç fazlı trafo nasıl bağlanır, çiziniz!” gibi garip sorular sormuyorlar.

Manueline bakıp bağlarım diye cevap yazınca da kötü çocuk oluyorsunuz işte. İlla ezberleyeceksiniz bağlantıyı.. :)

Bu UAV’lar neden bu kadar pahalı?

UAVSavunma teknolojileri içinde en çok ilgimi çeken nesneler insansız hava araçları (Unmanned Aerial Vehicles). Kontrol teorisinden, yapay zekaya, elektrik makinalarına ve haberleşmeye kadar bir çok alanı kapsayan bir mühendislik uygulaması. Benim bu araçlara olan ilgimin altında yatan neden bu araçları geleceğin savaşan unsurları olarak görmemdir. İnsanlar yaşadığı sürece savaşların olacağı insanın doğası itibariyle aşikar, ama benim geleceğe yönelik ciddi umutlarım var. Gelecekte insanlar yerine robotların savaştırılacağını böylelikle insanların savaş gibi acı bir gerçekle direkt olarak yüzleşmeyeceğini düşünüyorum.

Amerikan uzay ajansı, donanması ve hava kuvvetleri UAV’lar üzerine ciddi çalışmalar yapıyorlar. Hatta bugün bile bunların çeşitli türlerini operasyonlarında kullanıyorlar. Geçen aylarda internette rastladığım bir bilgiye göre biz de İsrail’den Heron sınıfı UAV satın alacakmışız. Bunların ortalama fiyatlarını araştırdım araç fiyatları 300.000 dolardan başlıyor ve 6 milyon dolara kadar çıkıyor, yer istasyonlarını ise ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Şüphesiz bu rakamın büyük kısmı mühendislik ve operatör masraflarından oluşuyor. Çünkü araçlar için gereken yapı malzemelerini ve emeği ortaya koyduğumda bu araçların iş yapabilecek nitelikteki modellerinin oldukça ucuza mal edilebileceğini görüyorum. Yer istasyonu olarak da tanıdık bir alet gerekiyor: Bir adet dizüstü bilgisayar ve buna bağlı bir haberleşme devresi.

Umarım finallere çalışmayı bir kenara bırakıp saatlerce karşımdaki duvara bakıp parçalarını tasarladığım URAS, onu gerçeğe dönüştürebilecek azimle birleşme kararı alır.

Değerli dostum Kadir TAMKAYA’nın ‘dersler’ adı verilen karın ağrılarının baskısı içinde testlerini tamamladığı haberleşme sisteminin sorunsuz çalıştığını görmek de beni çok mutlu etti.

Havalar Soğurken

Dersler içimi ısıtıyor.. 11 dersle uğraşmak kolay değil, bitirme ödevi olarak yine boyumuzdan büyük bir işe kalkıştık bir ‘UAV’ yapmayı planlıyoruz, ayrıca SAGUAR X5 için kolları sıvamış vaziyetteyiz..

Yani bu defa BT alanında değil başka alanlarda yoğunum. :)

İnşallah bütün bunlardan alnımın akı ile sıyrılmayı başarabilirim.

Not: Seyrek yazmamın nedeni bütün bu uğraşlardan dolayı pek boş zamanımın olmaması.

Okul Pazartesi günü başlıyor

SAGUAR macerasından dolayı geçen sene iyice boşladığım dersler bu sene başıma bela olacak gibi. Bu dönem 3-1 ve 4-1′den toplam 9 ders alıyorum. Bu sanırım şu anlama geliyor, artık internette eskisi kadar fazla zaman geçiremeyeceğim. :)

Şu an alelacele elimdeki işleri tamamlamaya çalışıyorum…

Creep mode = on

Sınavlar, projeler ve zaman ayırdığım herşeyin can alıcı anları hep aynı haftaya denk geliyor. Hep birinden vazgeçmek zorunda kalıyorum, ve bu kez de her zaman ki gibi bana pek birşey kazandırmayan (veya kazandırmadığına inandığım diyeyim..) dersleri kurban olarak seçtim. Yaz okulundan aldığım 3 dersten de geçme şansım olduğunu sanmıyorum, vize sınavına 1 gün kalmışken ben deniz kumu ve alçı karışımına şekil vermeye çalışıyorum. Bazen bilgisayarlara çok özeniyorum. Keşke onlar gibi belli bir sayıya ulaştıktan sonra işleri kuyruğa atabilseydim.

Galiba ben bu okulu asla bitiremeyeceğim. :(