Sikorsky X2

Sikorsky X2

Amerikalıları çok sevdiğimi söylemiş miydim? Teknolojiyi sahiplenme konusunda gerçekten çok başarılılar, aynen petrol ürünleri barındıran bölgeleri sahiplenme konusunda oldukları gibi…

Igor Sikorsky (Игорь Иванович Сикорский), Nicola Tesla‘dan sonra en çok takdir ettiğim ve örnek aldığım mühendistir. Günümüz helikopterini ve momentum etkisini yok etmek için kullanılan kuyruk pervanesini ilk olarak Sikorsky bulmuştur.

Gelişen havacılık sanayii, anti-tork rotoru adı verilen ters momentumu oluşturan kuyruk pervanesi yerine, Macar bir fizik mühendisi olan Theodore von Kármán tarafından bulunan ters yönde dönen (co-axial) rotor pervanesine sahip helikopterleri gündeme taşımaya 1990′dan sonra başladı.

1918′den beri rafta durmakta olan co-axial rotor teknolojisi 1995′te Rus ordusu tarafından aktif olarak kullanılmaya başlanan Kamov Ka-50 Black Shark atak helikopterlerinin kompozit malzeme kullanmamasına karşın sahip olduğu yüksek hız ve manevra kabiliyeti nedeniyle bir anda tüm havacılık şirketlerinin ana AR-GE konusu oldu.

Bu durum aklıma MacOS ile Windows 1.0 arasındaki benzerlikleri getirdi nedense… Yukarıda saydığım mühendislerin tamamı kendi milliyetleri dışında bir de Amerikan vatandaşı kimliğini taşımaktalar.

Demek ki işler böyle yürüyor! Bırakın özgün bir şeyler çıkarmak için çalışmayı. Hoşunuza giden ve tüm kaynaklarını buna yatıran aptallar tarafından binbir denemeyle ortaya çıkarılan ürünleri kopyalayıp bir kaç değişiklikle piyasaya sürün.

Evet, işte böyle süper olunuyor.

“Sikorsky X2” için 2 Yorum yapılmış.


  1. 1 Mehmet RB

    aslinda tam olarak oyle degil…
    konunun ana fikrinde ve anlatilmak istenende hemfikiriz, lakin su satirlara tam olarak katilmam mumkun degil:
    “Bırakın özgün bir şeyler çıkarmak için çalışmayı. Hoşunuza giden ve tüm kaynaklarını buna yatıran aptallar tarafından binbir denemeyle ortaya çıkarılan ürünleri kopyalayıp bir kaç değişiklikle piyasaya sunun.”

    amerika da, her ne kadar kendi halki pek bir sey beceremese bile, arastirmaya, gelistirmeye ve yeni teknolojilere cok ciddi kaynaklar yatiriyor. zaten yazinin basinda soyledigin bazi yerlese konuslanma isinin sebeplerinden birisi de teknolojik calismalara kaynak teskil edebilmek. ve yine yazida soyledigin o muhendislere ikinci pasaport olarak amerikan pasaportu verebilmek bile bu is icin para ayirmayi gerektiriyor.

    ulkemizde bir cok ciddi kalitedeki akademisyenin barinamayip, amerikaya gitmesi bu sebepten. orada arastirma sartlarinin cok iyi olmasi, ciddi projelerin cok ciddi rakamlarla desteklenmesi… hep ovunulegelen “dunyanin en genc profesor unvani alan adami” oktay sinanoglu, Turkiyede olsa 25 yasinda profesor olabilir miydi sence?

    ben 33 yasinda tum sartlari ve kriterleri sagladigi halde mulakat sonrasi docentligi verilmeyen, ve kendisine “daha cok gencsin, biraz daha olgunlas sonra docent olursun” denen kisi biliyorum. turkiyede allame-i cihan olsaniz, 3 seneden once lisansi, 1.5 seneden once yuksek lisansi, 3 seneden once doktorayi bitirme sansiniz yok. universiteye 17 yasinda gelseniz, en iyi ihtimalle 25 yasinizda doktor olabilirsiniz burada. bu yuzden her yonden yeterli ve her yonden kaliteli akademisyenlerimizin ve bilim adamlarimizin buyuk cogunlugu amerikada… neden baska bir ulkeyi degil de amerikayi tercih ediyorlar? cunku onlara kaynak saglayan yer orasi…

    ve aslinda eger super gucum diye dolaniyorsaniz ortalikta, bunu yapmaniz da gerekir. zamaninda osmanli da yapmisti bunu. dunyanin neresinde iyi bir bilim adami varsa, cok ciddi servetler vererek getirmisti, ve kullanmisti. Fatih Sultan Mehmet istanbulu fethetmeden once toplari bir macar topcuya dokturttu, unutmayalim… cunku devrinde isini en iyi yapan kisi oydu. isi ehline vermek lazim, ve bilim adamina degerini vermek lazim. ve eger amerika kendi aptal halkina kalsaydi, simdiye kadar coktaaaaan defalarca yikilmisti. amerikayi ayakta tutan disaridan gelen bilim adamlaridir. ve bu konuda ne o bilim adamlarini, ne de amerikayi suclamak mumkun… tek suclusu varsa, o da “gercek” bilim adamlarina kiymetini vermeyen devletlerindir…

    ulkemizde de keske universiteleri gercek manada akademisyenler doldursa da, biz abdurrahman celebiler de isi hakkina devretmenin mutlulugu ile piyasaya ciksak…

  2. 2 EAN

    Hocam lütfen böyle söylemeyin. Asıl var olması, yetki ve sorumluluk sahibi olması gerekenler siz ve sizin gibi ulusal değerlere sahip çıkan vizyon sahibi insanlardır.

    Son paragrafta değinmek istediğim asıl konu, Amerika’nın teknolojik hamlelerinin bugün çokça eleştirdiğimiz Çin’den pek bir farkı olmaması. Ama ulusal anlamda düşünüldüğünde bu söylediğimin hiç bir önemi yok.

    Uluslar beyin göçüne neden olan unsurların önüne geçemediği sürece Nicola’lar, Igor’lar, Oktay’lar gidip bir süper güç için Apache’ler, Blackhawk’lar üretecek. Sonra bu süper gücün gerizekalı insanları düğün alayından açılan gösteri atışını uçaksavar mermisi sanarak düğün yerini kan gölüne çevirecek.

    En azından kendi ulusumuz için bunun önüne geçmeliyiz, fakat bu nasıl olacak kesinlikle bilmiyorum. Ulusal değerlere sahip çıkan idealist insanlar dışında, eğitimli insanların hepsinin gözü daha konforlu bir yaşam yahut daha çok parada. Mutluluğu bu iki metada aradıkları sürece insanlar bu nasıl olacak bilmiyorum. Bunun eğitimle ortadan kaldırılacak bir durum olduğunu sanmıyorum…

Yorum yapın