Pilotluk ve Soğukkanlı olmak üzerine

Graphsim F/A 18 Hornet1997 yılında bir bilgisayar firmasının teknik servisinde yarı zamanlı olarak çalışmaya başladığımda firmanın genel müdür yardımcısı bana Graphsim‘in ürettiği F/A-18 Hornet adlı uçuş simülasyonunu hediye etmişti.

Teknik ingilizceyi de temel havacılık teknolojilerini de bu simülasyonla birlikte gelen çokça sayfalı bir kitapçık ve videolar sayesinde öğrenmiştim.

Yaklaşık 2 yıl boyunca boş zamanlarımı başında geçirdiğim simülasyonu bana hatırlatan olay bir sitede okuduğum enteresan bir haber oldu.

“196 yolcusuyla 14 Ağustos Perşembe günü saat 15:25 sıralarında İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Nijerya’nın başkenti Lagos’a gitmek için havalanan Türk Hava Yolları’nın TK1123 sefer sayılı Airbus 310-300 tipi uçağı, Nijerya hava sahasında rotasında ilerlerken yerel saatle saat 22:00 da uçağın navigasyon ve haberleşme sistemleri bir anda devre dışı kaldı. Bunun üzerine yön bulma ve haberleşme sistemlerinden mahrum kalan kaptan pilot, sahili takip edip Togo, Benin veya Gana’da ki havalimanlarından birine görerek inmek için batı doğrultusunda uçağın rotasını çevirdi. Havada uzun süre tur atan uçağın kaptan pilotu, görerek inebileceği havalimanı aradı. Bu sırada Togo’nun başkenti Lome Havalimanı’nda kalkış için son hazırlıkları yapan bir Air France uçağının pilotu THY uçağının tur attığını görerek olayı Lome Havalimanı Kontrol Kulesi’ne bildirdi.

THY’nin kaptan pilotu uçağı görerek yaklaşma yöntemiyle pisti bir kez pas geçti. Pilot yön bulmaya yarayan sistemlerin ve telsizin devre dışı kalmasına rağmen ikinci denemede görerek Lome Havalimanı’na indi. İnişin sorunsuz olması nedeniyle yolcu ve mürettebatın korku dolu anları da son buldu. Navigasyon ve haberleşme sistemleri devre dışı kalan uçağın teknik arızası daha sonra uçakta bulunan teknisyen tarafından giderildi.” Kaynak

Boeing 777

Gecenin bir yarısı afrikanın üzerinde bir yerdesiniz tüm aviyonik devre dışı kalıyor. Olayla biraz ilgilenen biri kesin olarak bilir ki bu ‘kaçınılmaz’ bir sona doğru yolculuk etmektir. Ama burada kaçınılmaz bir sondan başarıyla kaçmayı başaran insanlar var. Bu haberdeki uçağın pilotlarına en derin saygılarımı ve tebriklerimi iletmek istiyorum.

F/A-18 Hornet bir savaş simülasyonu olduğu için görev sırasında uçak çeşitli darbeler alabiliyordu. Buna bağlı olarak navigasyon ve haberleşme kesildiğinde eğer şanslı iseniz mevcut yakıtla gidebileceğiniz tek yer genellikle düşman hava alanı oluyordu.

Dolayısıyla bu tür bir durumda yaptığım şey Panik + Shift + E = Eject tuşuna basmaktı :) Oysa onlarca yolcunun sorumluluğu üzerinde iken soğukkanlılığını yitirmeden uçağı başarılı bir şekilde yere indirmek..

Bunun adı tek kelime ile kahramanlıktır.

“Pilotluk ve Soğukkanlı olmak üzerine” için 5 Yorum yapılmış.


  1. 1 Alparslan

    Soguk kanli olmak hayatin her asamasinda cok onemli. Yukardaki yaziyi okuyunca gercekten hayran kaldim pilotlara. Akabinde aklima “Flight 19″ geldi.

    Flight 19′un Pilotlari biraz daha soguk kanli olsalardi? Yada neler hissediyorlardi okyanusta kaybolmusken? Yakiti biterken yere cakilmak nasil bir duyguydu? Hayatlari bir film seridi gibi mi geciyordu gozlerinin onunden? Yoksa Gunah ve sevaplarinin muhasebesini mi yapiyorlar di o anda? Kimi dusunuyorlardi acaba?

    http://en.wikipedia.org/wiki/Flight_19

  2. 2 Faruk

    Uçaklar konusunda teknik bilgim yok. Ancak güvenerek bineceğim tek uçak çift kişilik tek pervaneli motorlu uçaklar ya da çift pervaneli motorlu 7-8 kişilik uçaklar olur. Hatta bakım maaliyetlerini karşılayacak param olsa direkt alırdım.

    Arıza anında kurtulma şansının olmadığı, kontrolün dijital aygıtlara bağlı olduğu, her yeri üflesek alev alacak yakıtla dolu, bilmem kaç tonluk jet motorlu uçaklar benden uzak dursun.

  3. 3 EAN

    Alparslan hocam, Flight 19 X files’ın konusu olmalı bence. :) Discovery’de izlediğim belgeselde o kadar çok soru işareti gördüm ki o olayda. Yani sıradan bir navigasyon hatası sonucu kaybolma ile açıklanabilecek bir olay değil. Tek başına bir uçak yok, 5 uçak kol uçuşu yapıyorlar ve bunlar bir süre sonra birbirinden ayrılıyor fakat hepsi kayboluyor. Üstelik bölgede kazaya dair herhangi bir iz bulunmuyor..

    Faruk hocam, çift pervaneli motorlu uçaklarda da mekanik hata çıkabiliyor. O uçaklarda pistonlu motorlar var ve bir meme yapsa enjektör :) uçak çakılıyo yere.. Uçmak sonuçta bir risk ve dijital kontrol sistemlerinin bu riski olabildiğince aşağı çektiğine inanıyorum. Evet bozuldukları zaman ciddi bir baş belası ile karşı karşıya kalınıyor. Ama üretim teknolojileri gerçekten çok ileri. Uymaları gereken bir ton standart var ve bakımları düzgün yapıldıkları sürece bir sorun çıkması için özel çaba sarfetmek gerek. Bence bizim havayollarında yaşanan bu tarz sorunların nedeni bakımların düzgün yapılmaması..

    Sadece aviyonik değil yeni nesil uçakların malzeme teknolojileri de çok ileri. Örneğin standart bir yolcu uçağının kanadı aşağı doğru 6-7 metre yukarı doğru 4 metre esneyebiliyor.

    Bakımlar yapıldığı sürece havayolu taşımacılığı en güvenlisi bence :)

  4. 4 Faruk

    Guvenli oldugu kesin. Sonucta her yil milyonlarca kisi tasinmasina olum sayisi 300-500 civarlarinda oluyor, yani senede 1-2 kaza ancak görünüyor. Ancak beni rahatsiz eden olumun kacinilmaz olmasi ve kontrolun tamamen elinizden cikmis olmasi Hani biraz doğulu kafasıyla öleceksem de direksiyon elimde olsun isterim diyebilirim. :)
    Bir de eski tip jet olmayan uçaklarda teknik arıza çıkma şansı yüksekse de hız, ağırlık vs etkenlerle kurtulma şansı gene de var. En azından airbus tarzi üçyüz beş yüz kişilik uçakları değil üç-dört mürettebatlı kargo uçaklarını, cesna tarzi 6-7 kişilik küçük uçakları ya da tek motorlu 50 yıllık teknolojiye sahip dizel uçakları düşünürsek durum böyle. :)
    Evet gerçekten bir cesna’m olsaydi kimse beni yere indiremezdi.

  5. 5 Acemi

Yorum yapın