Archive

Bu, Jupiter’in Bestesi

Jupiter

Geçenlerde insanlığın sesinden bahsetmiştim.. Türün ilgililerine şu an güneş sisteminin dışına çıkmak üzere olan Voyager adlı uzay sondası tarafından kaydedilmiş harika bir müziği daha buradan iletmek istiyorum;

Bu sefer elektromagnetik yayın kaynağı güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jupiter.

Duyduğunuz harika müzik ise Jupiter’den gelen elektromagnetik dalgaların insan kulağının duyacağı forma indirgenmiş hali; büyük bir sanat eseri..

Bu besteyi Ankara MEBS’de dün askerlik görevlerine başlayan ve burada yorumlarıyla tanıdığınız çok değerli hocam Mehmet RB ve sevgili dostum Fırat Küçük’e armağan ediyorum. :) Umarım ileride üzerinde bol bol konuşacağımız güzel anılarla askerlik görevlerini tamamlarlar.

Isparta’daki MD 83′ün düşüş nedeni..

Isparta’da geçtiğimiz aylarda yaşanan ve hepimizi çok üzen uçak kazasının oluş nedeni ile ilgili bir açıklama yapılmamış, hatta kara kutunun bozulmuş olduğu ifade edilmişti.

Bununla ilgili oldukça ilginç ve dikkate alınması gereken bir yazıya rastladım. Gazeteci Ömer Şan tarafından tarafından yayınlanan röportaj oldukça önemli noktalara işaret etmekte.

Görüşme kazadan hemen sonra yapılmış olsa da, süreç içinde kazanın oluş nedenine ilişkin ciddi bir açıklama yapılmaması yazıyı düşündürücü kılıyor.

Uçak VOR Yerine, Başka Bir Vericinin Parazitik Harmonik Frekansına mı Kilitlendi?

ucakazasi.jpgElektronik ve Haberleşme Mühendisi Morgül, 30 Yıldır Devlet Sırrı Olarak Saklanan Focker F-28 Uçaklarının Düşme Nedenlerini Açıklarken “30 Yıldır Susuyorum, Artık Susmayacağım” Dedi. Morgül, Isparta’da Düşen Uçağın da Aynı Nedenlerle Düşmüş Olabileceğini İleri Sürdü.

Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Şafak Morgül’den 30 yıllık devlet sırrı açıklaması. Morgül, Isparta’ta düşen MD-83 tipi uçağın düşmediğini, aksine iniş yaptığını ileri sürdü.

Önceki gece Isparta’da düşen, Atlasjet Hava Yollarına ait MD-83 tipi uçağın düşme nedenleri araştırılırken, düşen uçakta henüz pilotaj hatasının olmadığı yönündeki açıklamalara dikkat çeken Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Şafak Morgül, uçağın ‘Hava Alanı Yaklaşım Frekansı’ (VOR) yerine bu frekansa sarkan başka bir vericinin ‘parazitik harmonik frekansına’ kilitlenmiş olabileceğini iddia etti.

Özellikle 1970’li yıllarda Türk Hava Yollarında kullanılan Focker F-28 uçaklarının tamamına yakınının düşerek kaybolduğuna işaret eden Morgül, bu konuda 30 yıllık suskunluğunu bozduğunu kaydederek ilginç açıklamalarda bulundu. Isparta’daki uçak kazasının ardından ‘Artık bu tür kazaların yaşanmaması’ gerektiğini vurgulayan Morgül, “1977-2007 arasında geçen 30 yıllık sürede sustum. Artık susmayacağım.”diyerek, 30 yıldır ‘Devlet Sırrı’ olarak saklanan Focker F-28 uçaklarının düşme nedenlerini açıkladı.

Continue reading ‘Isparta’daki MD 83′ün düşüş nedeni..’

Bigdog ve Bigdog Beta!

Big DogBoston Dynamics tarafından üretilen ünlü robotu ilk kez 2006 yılında dostum Kadir TAMKAYA haber vermişti. Robotu inceleyip çalışma yapısı ile ilgili konuşmuştuk.

4 bacağı olan Bigdog adlı robot inanılmaz bir kararlılığa sahip, tekme atsanız bile bunu tolere edip yoluna devam edebiliyor. 75 kg yük taşıyabiliyor ve zıplayabiliyor, bu da robotun Boston Dynamics tarafından yayınlanan videosu;

Az önce bir konu hakkında araştırma yaparken bu videoya yanıt olarak yollanan bir video karşıma çıktı. Adı: BigDog Beta!

Yukarıdaki videoyu izledikten sonra aşağıdaki videoya da bir bakın. Fakat kalbi olanlar ve sağlık sorunları olanlar kesinlikle aşağıdaki görüntüyü izlemesin. Çünkü gülmekten ölmek fiilini gerçeğe çevirecek kadar komik geldi bana. :D

Sınav kağıtları

 Monalisa F

 Ortadoğu ve balkanların en iyi ikinci Matematikçisi olan sevgili kardeşim az önce bana bir bağlantı yollamış;

http://www.scribd.com/doc/5107/They-didnt-study?query2=funny+maths+papers 

Halen unutmadığım termodinamik final sınavı kağıdımı görür gibi oldum bir soruda :D

Favorim ise birinci soruya verilen akıl dolu cevap.. Bir Fizikçi adayı olaylara çok geniş açıdan bakabilmelidir. Bu cevap bunun göstergesi değilse nedir?

Bence tam puan almalıydı. :D

Elektrikli araçlar için yeni nesil bir motor

Dönel değişken akılı hub motorun hava boşluğunu değiştirilebilir yaparsanız ne olur?

Mekanik şanzımana gerek duymadan bir tork / devir ayar sisteminiz, yani elektronik bir vitesiniz olur.

Sadece statoru oynatarak..

Yıllar önce hub motoru bulan; Avustralyalılar, hava boşluğunu değiştirmeyi akıl eden ise Japonlar :)

Aklıma başarılı bir Japon Mühendisin sözleri geldi;

“Yeni bir teknolojiyi gördüğümüzde önce onun aynısını yapmaya çalışırız. Aynısını yapmayı başardıktan sonra da acaba bunu nasıl daha iyi konuma getireceğimizi düşünürüz ve çalışmaya başlarız. Evet bu daha maliyetli olabilir ama sonuçta ortaya önceki teknolojiden çok daha farklı, çok daha iyi ve çok daha ucuza mal edilebilen bir teknoloji çıkar.”

Yakın Geleceğin Muharebe Teknolojileri

Şu an çalışmaları devam eden yeni nesil muharebe teknolojilerinin gelecekte ABD ordusuna nasıl bir geri dönüş sağlayacağı ile ilgili bir video hazırlanmış.

Videoyu SAITEM Lab’da paylaşan Fatih’e teşekkürler.

Duke Nukem 3D

Duke Nukem 3DSene 1995, her yaz olduğu gibi 2. dönem bittiği gibi İzmit’e gitmiştim. O zamanlar Outlet Center’ın olduğu yerde orjinal oyun CD’leri satan bir yer vardı. Diyarbakır’da bilgisayar firmalarında teknik servis olarak takılırken biriktirdiğim paranın bir kısmı ile iki oyun aldım oradan; Duke Nukem 3D ve Theme Hospital.

Yaz bitip eve geri döndüğümde sırf bu Duke Nukem 3D için yeni bilgisayar istiyordum babamdan.

Şimdinin Battlefield, Counter Strike manyağı kardeşlerim muhtemelen bu oyunu görseler burun kıvıracaklardır, hatta yüzüne bile bakmayacaklardır. Ama o zamanlar daha iyi bir oyunun yapılabileceği ihtimali bile aklımdan geçmiyordu. Geceler boyu kötü canavarlarla savaşıyordum. :)

Şimdi bütün bunları niye anlatıyorum.. Youtube tekrar açılmış (gerçi yalama oldu artık bir ara kapanacak ve hiç açılmayacak sanırım). Bir bakalım ne var ne yok derken aşağıdaki videoya rastladım, tıkladım ve gözümün önünden bir kaç film şeridi geçti. :D

Bu da canlı bir performans ve süper;

Endeavour Uzay Mekiğinin STS 123 Görevi ve Dextre

Ana görev olan Dextre robotunun montajı, sonraki uçuşta montajı yapılacak Kibo’nun parçalarının bir kısmının taşınması ve lojistik destek göreviyle fırlatılan ve dün Cape Canaveral’a iniş yapan Endeavour uzay mekiğinin görev boyunca alınan fotoğraf ve videolarına aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz;

En beğendiğim fotoğrafları bazı notlarla birlikte paylaşmak istiyorum;

0.jpg

Dextre’nin montajını yapacak astronotlar eğitim görüyor ve özel tulumları test ediliyor.

1.jpg

Kalkış öncesi denetim listesi gözden geçiriliyor.

Continue reading ‘Endeavour Uzay Mekiğinin STS 123 Görevi ve Dextre’

JAXA, Japonlar ve ilginç bir haber

Japonların Kağıt UçaklarıOkuduğum bir haber oldukça düşündürücü ve komik geldi. Japonlar uzay seyahati masraflarını düşürmek için bir kağıt uçak üzerinde çeşitli çalışmalar yapmışlar ve kağıt uçağı 7 mach hıza ve 200 santigrad dereceye dayanıklı hale getirmeyi başarmışlar.

Yaptıkları çalışmanın Fransız Bilimler Akademisi çalışmasına dönmesini sağlayan şey ise bu uçağın atmosfere girişten sonra takibini yapmak için seçtikleri yöntem. :D

Ya bir verici konacakmış ya da uçağın üzerine her dilden “Bulursanız bize haber verin. JAXA yazılacakmış. Yani yıllarca uğraş didin seramiğe alternatif bir selülozik madde keşfet; atmosfer giriş sıcaklığına dayansın, bundan uçak yap, uzaya çıkar, oradan aşağı at sonra da valla yere inmiş olabilir ama tam olarak nereye indiğini bilmiyoruz, bulurlarsa arayacaklarmış modunda bekle.

Japonlar Çinlilere benzemeye başlamış yahu.. :)

Ben yolumu kaybettiğimde

Yolunu kaybettiğinde

“Ben yolumu kaybettiğimde, bir çocuğun gözlerine bakarım. Çünkü bir çocuğun yetişkinlere öğretebileceği 3 şey vardır;  nedensiz mutlu olmaları, her zaman kendilerini meşgul edecek bir iş bulabilmeleri  ve elde etmek istediklerini var gücüyle dayatmaları.”

Paula Coelho

300 milyon yıllık cıvata

Cıvata1998 yılının Temmuz ayında Rus araştırmacılar çok ilginç bir buluş yapmışlardı. Rusya’nın Kalujsk bölgesinde yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında 300 milyon yıl önceye ait bir cıvata bulunmuştu.

Keşfi yapan Rus arkeolog Dmitriya Kurkova:

“Çakmak taşı diye bilinen taşı bulduğumda çok eski olduğunu anladım. Fırçayla üstünü temizleyince bir yüzünde doğal olmayan bir çıkıntı fark ettim. Dikkatli bakınca cıvatayı gördüm. Hemen araştırmaya başladık. Yapılan testler bunun akılalmaz bir keşif olduğunu gösteriyor.”

İçinde cıvata bulunan silisyum taş hızla Rusya’nın bütün büyük bilim akademilerini gezdi. Yapılan analizler, cıvatanın metal özelliğini kaybettiği, çeperini çevreleyen moleküllerin, demir moleküllerinin yerini aldığı ve, asıl önemlisi, cıvatanın ‘‘dinozorlarla neredeyse yaşıt olduğu’’ resmen kabul edildi.

O zaman oldukça yankılanan bu olay sonradan unutulup gitti. İnsanoğlunun tarihi yeniden gözden geçirmesine neden olabilecek ciddiyette bu keşfe Rus bilim adamları 4 neden öngörmüştü;

1. Cıvata’nın UFO’lardan düşmüş olması ihtimali

2. Uzay çöplüğünden meteorla birlikte düşmüş olması ihtimali

3. Hz. Nuh’tan önce yüksek teknolojiye sahip bir dünya uygarlığı vardı

4. Gelecekten geldi; Torunlarımızın torunları zamanda yolculuk yapabilecek teknolojiyi geliştirdiler. Ve günümüzden 300 milyon yıl öncesine yaptıkları bir seyahatte bu küçük cıvatayı düşürdüler. Yani, cıvatayı 300 milyon yıl öncesine gelecek nesillerimiz götürdü.

Üçüncü ihtimal başka arkeolojik kalıntılar olmadığı için devre dışı bırakıldı. Uzayın her hangi bir yerinde yaşamış bir uygarlığa ait uzay çöplüğünden gelme ihtimali de atmosfere giriş sırasında sürtünme nedeniyle yok olacağı için kabul gören bir düşünce değildi.

Geriye 1 ve 4 nolu olasılıklar kalıyordu.

Bence 1 = 4′tür ve kaynak gerçekten de bu. Ama bu konuda çeşitli kanıtlar olsa da hiç bir zaman kontrollü deneyler yapılamayacağı için bilimsel olarak o zaman gelene dek bu çalışmaların sonuçları hep bir asılsız tez ya da deli saçması olarak nitelendirilmeye devam edilecek.

O yüzden bu tür keşiflerin üzerine çok fazla gidilmiyor.

Bu verileri toplu olarak değerlendirirken, Kehf 60-82 arasında anlatılan Hz. Hızır ile Hz. Musa tarafından yapılan yolculuk, yine aynı surede adı geçen Zülkarneyn’in anlatıldığı kitabın (İskender Türe, 2000) bazı satırları aklıma geliyor ve dağınık görünen bu puzzle kafamda daha iyi bir şekilde yerine oturuyor.

Kötü İnsanları Tanıma Senesi

SagopaNefret etmekle çok sevmek arasında var olduğuna inandığım ince çizgi eski zamanların birinde, sevdiğim ve bana fiziği sevdiren bir teorisyenin sayı doğrusu ile ilgili söylediklerini hatırlatır hep bana. O sayıların lineer bir düzlem üzerinde gittiğini kabul etmezdi. Ona göre sayıların bir ağırlığı vardı ve -sonsuz ile +sonsuz bir bilinmezlikte buluşurdu.

Bu garip tezi tekrar aklıma getiren Sagopa Kajmer oldu. Bu arkadaş rap müziğe olan bakışımı alt üst etti. Nefret ettiğimi sandığım bir şeyden ne kadar çok hoşlandığımı farkettim.

Sana bir hikaye anlatayım ister misin?

Sagopa Kajmer’in yeni albümü Kötü İnsanları Tanıma Senesi‘ni bir an önce edinmenizi tavsiye ediyorum. Gölge Haramileri, Beyaban ve Yakın ve Uzak favorilerim..

Buradan yıllardır bana zorla Sagopa dinletmeye çalışan sevgili kardeşim Ezgi, sevgili kuzenim Emre ve gölge haramilerine bir selam!