Diskalifiye olayını şiddetle kınıyorum. Ülkemizde her alana yayılmış olan adaletsizlik bu yarışmada da kendini göstermiş oldu. Amacı sadece öğrencileri bilimsel çalışmalara yönlendirmek olan böyle bir yarışmada bu kadar basit bir nedenden dolayı yarış dışı kalmak bir hayli üzücü. ODTÜ denen üniverstenin öğrencilerini de ziyade tebrik ederim, gerçekten ü.kağıt konusunda çok iyi eğitim almışlar bu kesin. Takımdaki arkadaşların nasıl emek harcadıklarını gecelerini gündüzlerine kattıklarını ben biliyorum. Yazık gerçekten çok yazık. Bence bu olay bilim adına kara bir leke olarak tarih kayıtlarına düşülmelidir.
Siz bizim gölümüzde zaten 1. oldunuz. Ne kadar üzgün olduğunuzu tahmin edebiliyorum. Ama gelin görün ki yapıcak bişey yok. Artık klasikleşmiş “Burası Türkiye” cümlesinin bu olayı gayet iyi açıkladığını sanıyorum.
Bu arada TOSFED i tebrik etmeden geçemicem. Gerçekten çok adil davranmışlar. Görevlerinde başarılar :angry:
Bazıları köstek olurlar… Maalesef akademik dünyada da çok pis olaylar olmakta. Birşeyler yapmayı düşünüyorsanız DİĞERLERİ ile mücadeleyi göze alıp yola çıkmak lazım. Türkiyede üniversitelere bakılırsa çalışan adamların sevilmediği aşikar. Ayaklarını kaydırmak için çalışan çok. Maalesef bu insanlar küstürülüyor ve bunlarda yurt dışına çıkıyorlar.
Bu vesile ile size bir olay anlatayım. Fizik Bolumunde Profesor olan bir hocamız Lab. da 5 öğrenci ile deney yapmaktadır. Kariyer olarak çok başarı olan bu hocamız, kendini öğrencilere adamış durumdadır. Geliştirdiği birçok proje vardır. Aynı zamanda bolumdeki tek proftur. Bolum başkanı, 2-3 hoca ve birkaç asistan gelir laba. Bölüm başkanı Labın boşaltılmasını ister. Arkadaşlar Labda çay içeceklermiş! Prof. olan hocamız hepsini şu sözlerle kovar : “Sizin bu makamlara hangi siyasi oyunlarla geldiğini çok iyi biliyorum. Ben sizin gibi FİLM Adamı değil, Bilim Adamıyım!” Daha sonra bu hocamız bölümden gönderilir.
Kimsenin yaptığı yanına kalmıyor işte…
Keşke bunu çok sevgili(!) ODTÜ’lü arkadaşlarımız da bilseydi ve ona göre hareket etselerdi.Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden birinin öğrencileri bunu yapıyorsa artık ben ne desem boş…Bu arkadaşların amacı bilime katkı sağlamak değil ‘kazanmakmış’.Böyle bir amaçla nereye kadar diye sormadan edemeyeceğim…Umarım O üniversitedeki tüm öğrenciler böyle değildir.Doğrusu ben ODTÜ’yü gözümde çok büyütmüşüm diye üzülürüm.
Diskalifiye olayını şiddetle kınıyorum. Ülkemizde her alana yayılmış olan adaletsizlik bu yarışmada da kendini göstermiş oldu. Amacı sadece öğrencileri bilimsel çalışmalara yönlendirmek olan böyle bir yarışmada bu kadar basit bir nedenden dolayı yarış dışı kalmak bir hayli üzücü. ODTÜ denen üniverstenin öğrencilerini de ziyade tebrik ederim, gerçekten ü.kağıt konusunda çok iyi eğitim almışlar bu kesin. Takımdaki arkadaşların nasıl emek harcadıklarını gecelerini gündüzlerine kattıklarını ben biliyorum. Yazık gerçekten çok yazık. Bence bu olay bilim adına kara bir leke olarak tarih kayıtlarına düşülmelidir.
Siz bizim gölümüzde zaten 1. oldunuz. Ne kadar üzgün olduğunuzu tahmin edebiliyorum. Ama gelin görün ki yapıcak bişey yok. Artık klasikleşmiş “Burası Türkiye” cümlesinin bu olayı gayet iyi açıkladığını sanıyorum.
Bu arada TOSFED i tebrik etmeden geçemicem. Gerçekten çok adil davranmışlar. Görevlerinde başarılar :angry:
Bazıları köstek olurlar… Maalesef akademik dünyada da çok pis olaylar olmakta. Birşeyler yapmayı düşünüyorsanız DİĞERLERİ ile mücadeleyi göze alıp yola çıkmak lazım. Türkiyede üniversitelere bakılırsa çalışan adamların sevilmediği aşikar. Ayaklarını kaydırmak için çalışan çok. Maalesef bu insanlar küstürülüyor ve bunlarda yurt dışına çıkıyorlar.
Bu vesile ile size bir olay anlatayım. Fizik Bolumunde Profesor olan bir hocamız Lab. da 5 öğrenci ile deney yapmaktadır. Kariyer olarak çok başarı olan bu hocamız, kendini öğrencilere adamış durumdadır. Geliştirdiği birçok proje vardır. Aynı zamanda bolumdeki tek proftur. Bolum başkanı, 2-3 hoca ve birkaç asistan gelir laba. Bölüm başkanı Labın boşaltılmasını ister. Arkadaşlar Labda çay içeceklermiş! Prof. olan hocamız hepsini şu sözlerle kovar : “Sizin bu makamlara hangi siyasi oyunlarla geldiğini çok iyi biliyorum. Ben sizin gibi FİLM Adamı değil, Bilim Adamıyım!” Daha sonra bu hocamız bölümden gönderilir.
Bilmiyorum anlatabildim mi?
Kimsenin yaptığı yanına kalmıyor işte…
Keşke bunu çok sevgili(!) ODTÜ’lü arkadaşlarımız da bilseydi ve ona göre hareket etselerdi.Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden birinin öğrencileri bunu yapıyorsa artık ben ne desem boş…Bu arkadaşların amacı bilime katkı sağlamak değil ‘kazanmakmış’.Böyle bir amaçla nereye kadar diye sormadan edemeyeceğim…Umarım O üniversitedeki tüm öğrenciler böyle değildir.Doğrusu ben ODTÜ’yü gözümde çok büyütmüşüm diye üzülürüm.
Arkadaşlar görüyoruz ki Odtü nün sadece adı kalmış. İçi fos çıktı. Odtünün yanında Sakarya Üniversitesinin adının anılması onları utandırdı galiba.