Marka olmak…

  • Bir partide çok şahane bir kız gördünüz diyelim.
    Hemen yanına gidip: “Harika biriyim!” derseniz; bu doğrudan pazarlamadır.
  • Arkadaş grubunuzla eğlenirken, arkadaşlarınızdan biri kıza gidip sizi göstererek: “şu çocuk var ya, harika biridir.” derse; bu reklamdır.
  • Partide şahane bir kız gördünüz yanına gidip telefon numarasını aldınız.
    Ertesi gün kızı arayıp dediniz ki: “Merhaba, harika biriyim.”; bu tele marketing’dir…
  • Partide şahane bir kız gördünüz. Hemen kravatınızı düzeltip ona bir içki
    koyarsınız, ona kapıyı acarsınız, çantası düşerse hemen davranıp yakalar,
    kendisine verirsiniz. Dolaşmayı teklif edersiniz ve dersiniz ki: “Ha bu arada, harika biriyimdir.”; bu halkla ilişkilerdir.

Yarış pistinde şahane bir kız gördünüz. Kız yanınıza geldi ve dedi ki:

“Duydum ki harika biriymişsin.”;

İste bu marka olmaktır… :D

“Marka olmak…” için 6 Yorum yapılmış.


  1. 1 Mehmet RB

    yaris pistinde mi? :-o
    hep partiden gidiyorduk, en sonunda birden gercek dunyadan mi ornek verdin ne yaptin :)

  2. 2 Aли Aбакан

    Biz zaten seni bir marka olarak biliyorduk, tişiruvların da bilmesi iyi olmuş :D

    Umarım markalaşma masraflarını hesaba yansıtmassın :D

  3. 3 Cevher

    Yaşanmış bir olaydan alıntıdır… :D

  4. 4 Adnan

    Hikayenin son kısmı bikaç defa benim içinde geçerli oldu :)

  5. 5 EAN

    Demek ki olay benimle ilgili değilmiş, SAÜ araçlarının pilotlarına karşı bir durum varmış ortada :D

  6. 6 Mecha

    Ah muhendisler ah :)

    Adamın biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile gelir:

    - Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim.” Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir:

    - Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım ve seninle evlenmeye hazırım.

    Adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek yeniden cebine koyar.

    Kurbağa yalvarmaya başlar

    - Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle evlenirim.

    Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine koyar.

    Sonunda kurbağa dayanamaz:

    - Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen seninle evleneceğimi söyledim. Neden beni öpmüyorsun?

    Sonunda adam konuşur.

    - Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir kurbağa çok ilginç geliyor. :)

    Tarih yazanlar da zaten hayatı yaşarken aynı zamanda farklıyı ıskalamayanlar.Dunyadaki ilginç seyleri kaçırmamanız dileğiyle..

Yorum yapın