Uzun zamandır böyle olaylı bir yarış yaşanmadı sanırım.
Sırf Japon pilot Sato’nun, McLaren pilotu Alonso’yu geçtiği an için bile bu yarış takip edilmeye değerdi. Fakat yarışın üzücü tarafı harika mücadelelerin kazalar ve güvenlik aracı gölgesinde kalması idi… Kubica’nın saatte neredeyse 230 kilometre hızla aracın kontrolünü kaybederek duvara çarpması son yılların en korkunç F1 kazası oldu. Bu durumun nedeni Toyota Pilotu Trulli’ye saatte 58 km hızla girilmesi gereken U viraj öncesinde geçmek için fazla yaklaşması ve bu yaklaşma sırasında downforce oluşturan aracın burun kısmının zarar görmesi idi.
Kubica kontrolü kaybettikten sonra sonra araç ilk sert darbeyi yol kenarında aldı ve ön tekerlekler yerden kesildi. Hasardan dolayı yere basma etkisi üretemeyen araç, sahip olduğu yüksek hız nedeniyle iyice havalandı. Bu durumda Kubica’ya dua etmekten başka bir seçenek kalmamıştı.
Sanıyorum o da bunu yaptı, ve F1 sitesinde de ayrıntıları verildiği üzere bu duası kabul edildi
Çünkü bu hızla duvardan duvara zıplayan arabanın içinden sadece bacağında bir kırıkla kurtuldu. Şuradaki yazımda özellikle dikkat çektiğim darbe emicilerin ne işe yaradığını bu kaza bize gösterdi. Çünkü araçta pilot kabini dışında herşey paramparça idi.
Bu arada ön kanat zarar gördüğünde araç böyle havalanacaksa BMW Sauber mühendisleri okula geri dönmeli.
Youtube’daki videolar F1 yönetimince telif hakkı ihlali nedeniyle kaldırılmış.
Evet gercekten cok heyecanli bir yaristi. Adrenalin ust noktadaydi diyebilirim. Alonzonun startta ve sonrasinda 3-4 kere ayni hatayi yapmasi beni sasirtti dogrusu. 2. likten bir anda 7-8. pozisyona geriledi.