'Mühendislik' kategorisi için arşiv

SAHIMO MEKANO SEM AVRUPA 2008 3.’sü :)

SAHIMO MEKANO

:D

 http://sahimo.saitem.org/

http://www.hidromobil.sakarya.edu.tr/

http://www.saitem.org/album/

Kupa

stones and flowers on the ground
we are lost and found
but love is gonna save us!

shadows walking in the crowd
we are lost and found
but love is gonna save us!

Gönüllerin Kahramanları

SAHIMO MEKANO

 

Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu üyeleri Shell Eco Marathon yarışı için Fransa’da bulunuyorlar ve yarış şu an devam ediyor. Kendilerine başarılı bir yarış dilemekle birlikte asıl şampiyonluğun bu güzellikte ve bu performansta bir aracı ortaya çıkarabilmek olduğunu da hatırlatmak isterim.

Sonuç ne olursa olsun onlar hep şampiyon.

SAITEM benim için ekip ruhunu, gerçek dostluğu, ortak bir hedefe yürümeyi öğreten bir okul oldu. Gerek ekip içinde gerekse görünüşte mücadele gerçekte ise ortak bir hedefe yürüme misyonunda olan ekipler arasındaki iletişim ve paylaşım üst düzeydeydi.

Şimdi bu ekip ruhunun ve ortak bilincin ulaştığı seviyeyi görünce bir zamanlar bu ekipte görev yapmış olmanın verdiği gururu yaşıyorum. SAITEM orada İTÜ ve Çukurova Üniversitesi takımları ile birlikte kendi klasmanında Türkiye’yi temsil etme görevini en iyi şekilde yapıyor.

Geçen gün İsmail ARI’nın günlüğünde Mark Twain’in harika bir sözünü okudum;

“Hayallerinizi kovmayınız. Çünkü onlar gittiler mi, belki siz kalırsınız ama artık yaşamıyorsunuz demektir.”

— Mark Twain

Hayallerini kovmayan ve gerçeğe çevirebilen herkese selam olsun!

SAHIMO MEKANO

Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu tarafından 2007-2008 çalışma döneminde hayata geçirilen ve Fransa’da ülkemizi temsil edecek olan yeni nesil hidrojen arabamız SAHIMO MEKANO’nun tanıtımı 5 Mayıs 2008 Pazartesi günü Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi binasında gerçekleştirilecek.

SAHIMO MEKANO

SAHIMO MEKANO Duvar Kağıdı (256 K)

Sadece haberleşme sistemleri konusunda az bir katkım oldu. Fakat halen Sakarya’da olup sabahlara kadar araç tasarımı üzerine dostlarımla birlikte kafa yormayı, sonra 1 hafta boyunca atölyeden çıkmamayı, Tuzla’dan kampüse dönerken bu arkadaşların yaptıklarına benzer delilikler yapmayı, hatta eve döndüğümde üzerimin polyester kokmasını bile o kadar çok isterdim ki.. :) Bu arada şehirdeki reklam tabelasını hack’leyip 1 hafta boyunca SAITEM reklamı yapmayı da çok isterdim tabii :D

SAHIMO MEKANO’nun haberleşme yeteneklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Araçta bulunan GPS modülü aracılığıyla pist üzerinde konum takibi yapılabiliyor ve sensörler yardımıyla aracın tüm önemli dinamik verileri bir bilgisayar arayüzünden izlenebiliyor ve raporlanabiliyor. Tüm RF uygulamaları ekip tarafından gerçekleştirildi.

Bununla birlikte soğutma sistemi uzaktan kontrol edilebiliyor, ya da arıza durumu oluştuğunda araç pitten yapılan müdahale ile yeniden başlatılabiliyor. (Yani araç bozulduğunda Windows gibi yeniden başlatılarak düzeltilebiliyor :) )

SAHIMO Arayüz

Pazartesi günü törende teknik olarak daha ayrıntılı bir anlatım gerçekleşecek. Orada benim de kısa bir konuşmam olacak. Katılma imkanı olan herkesi Pazartesi günü saat 14:00′da Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi binasına beklerken, SAHIMO MEKANO’nun mimarları olan başta SAITEM Başkanı Barış AKYÜZ, SAHIMO MEKANO Proje Yöneticisi Resul UYGUN ve SAITEM Baş Danışmanı değerli hocamız Dr. Ahmet ÖZEL olmak üzere tüm SAITEM üyelerine bu harika araç için tebriklerimi iletmek istiyorum.

Çin ve Amerika Arasında Casus Uydu Savaşları

IMINT ve SIGINT sınıfı askeri casus uydular günümüz savunma teknolojilerinin en önemli halkalarını oluştururlar. Bu gücü elinde bulundurma ile dünyada söz sahibi olma arasında doğru orantılı bir durum mevcuttur.

Fakat son 2 yılda yaşanan gelişmeler öyle ilginç ki, ABD lehine durağan görünen durum artık değişiyor.

Ocak ayının başında hatırlanacağı gibi Çin kendi yapımı olan 750 kg ağırlığında ve polar yörüngede seyreden bir meteoroloji uydusunu ASAT başlıklı modifiye edilmiş bir DF-21 ile vurup tamamen kullanılmaz hale getirmişti.

ASAT uzun yıllardır geliştirilen ve üzerinde çalışılan bir başlık fakat bugün değinmek istediğim konu klasik newton mekaniği yerine einstein mekaniği ile çalışan yeni nesil anti-casus uydu silahı olan; LAZER. Hayatımızın artık her alanına giren lazer, savunma teknolojilerine ilk ciddi girişini MIRACL projesi ile yapmıştı.

MIRACL projesinde elde edilen deneyimle ABD 1997 yılında yaptığı ilk anti-uydu silahı çalışmasında 30 W çıkış gücüne sahip bir lazer izi ile yüksek enerjili ikincil kaynağı harekete geçirerek 420 km irtifada seyreden uyduyu vuracaktı. Fakat sistemde yaşanan ‘teknik aksaklıklar’ sonucu 30 W’lık iz lazeri bir anda çok güçlenmiş süreci durdurmuştu. Deneysel gözlem sonucu bu düşük güçlü bozuk yapının bile uyduyu geçici olarak körleştirmeye yettiği görülmüştü.

Fakat Çin Amerika’nın yıllar süren çalışmalarını kolay yakalamış anlaşılan… İlk olarak 2006 yılında kendi bölgesi üzerinde keşif yapan Amerikan Casus Uydularını uyguladığı lazer saldırısı ile geçici olarak devre dışı bıraktı; [1]

Anti Casus Uydu Lazeri

Çin’in yüksek enerjili anti casus uydu silahı aktif

Defense News‘te okuduğum fakat şu an yayından kaldırılmış olduğunu gördüğüm bir makaleye göre, 2006′daki bu önleme saldırısında amaç Çin’in üzerinden geçen uyduyu hareketi boyunca lazer ışını ile izlemek ve böylece uyduya ait SAR ve Optik sensörleri devre dışı bırakmakmış. Makalede, ABD uzay araçlarına karşı kaç adet önleme yapıldığı ve bunların nasıl neticelendiğinin şu an bilinmediği ya da gizli tutulduğu aktarılıyor.

Yeni geliştirilen bu lazer silahı iki ana işleve sahip; uyduyu geçici olarak körleştirme ya da tamamen devre dışı bırakma. Fakat ikinci kısım için oldukça yüksek bir darbe enerjisi gereksinimi olduğundan çalışmalar bu yönde devam etmekteymiş. *

Aerodinamik olarak imkansız?

F-15 bir AGM fırlatırken

İsrail Hava Kuvvetlerinden bir F-15 eğitim uçuşu sırasında bir A4 uçağı ile çarpışıyor. Çarpışmanın sonrası ise filmlerde olsa, “bu kadar abartı da olmaz be kardeşim!” diyeceğimiz türden gelişiyor. Fakat hepsi gerçek!

Videonun sonunda da açıklandığı gibi normal yaklaşma hızı takip edilseydi eğer bu asla gerçekleşmeyecekti. Çünkü aerodinamik olarak bir uçağın tek kanatla uçması mümkün değil.

İşin diğer ilginç tarafı ise uçağı üreten firma mühendislerini İsrail’e yolladığında mühendisler durumu algılamakta bayağı güçlük çekiyorlar. Olayın yerde taksi sırasında yaşandığını sanıyorlar.. :D

Yakın Geleceğin Araba Motorları

eCorner ConceptHalen kullanmakta olduğumuz fosil yakıtların maliyetleri arttıkça insanlık sadece çevresel faktörler nedeniyle değil maliyetler açısından da yeni çözüm arayışları içine girmekte.

Bu arayışlar son dönemlerde araçların ana tahrik ünitelerine, yani motorlarına yoğunlaşmış durumda.

Aşağıdaki videoda yeni nesil bir motorun montaj diagramı ve bileşenleri bulunuyor.

Güneydoğu’nun en iyi mekanik üstadlarından biri olan rahmetli dedem aşağıdaki videoya kesinlikle çok şaşırırdı. Görmüş olmasını çok isterdim..

Bu motorların kullanıldığı araçlar 100 kilometrede 2 $’lık enerji harcamaktadırlar. Bu İzmit’ten Diyarbakır’a 24 $’a gitmek anlamına geliyor.

Ayrıntılı bilgiler ve yeni nesil frenleme teknolojisi EWB hakkında bilgiler için burayı tıklayabilirsiniz.

Isparta’daki MD 83′ün düşüş nedeni..

Isparta’da geçtiğimiz aylarda yaşanan ve hepimizi çok üzen uçak kazasının oluş nedeni ile ilgili bir açıklama yapılmamış, hatta kara kutunun bozulmuş olduğu ifade edilmişti.

Bununla ilgili oldukça ilginç ve dikkate alınması gereken bir yazıya rastladım. Gazeteci Ömer Şan tarafından tarafından yayınlanan röportaj oldukça önemli noktalara işaret etmekte.

Görüşme kazadan hemen sonra yapılmış olsa da, süreç içinde kazanın oluş nedenine ilişkin ciddi bir açıklama yapılmaması yazıyı düşündürücü kılıyor.

Uçak VOR Yerine, Başka Bir Vericinin Parazitik Harmonik Frekansına mı Kilitlendi?

ucakazasi.jpgElektronik ve Haberleşme Mühendisi Morgül, 30 Yıldır Devlet Sırrı Olarak Saklanan Focker F-28 Uçaklarının Düşme Nedenlerini Açıklarken “30 Yıldır Susuyorum, Artık Susmayacağım” Dedi. Morgül, Isparta’da Düşen Uçağın da Aynı Nedenlerle Düşmüş Olabileceğini İleri Sürdü.

Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Şafak Morgül’den 30 yıllık devlet sırrı açıklaması. Morgül, Isparta’ta düşen MD-83 tipi uçağın düşmediğini, aksine iniş yaptığını ileri sürdü.

Önceki gece Isparta’da düşen, Atlasjet Hava Yollarına ait MD-83 tipi uçağın düşme nedenleri araştırılırken, düşen uçakta henüz pilotaj hatasının olmadığı yönündeki açıklamalara dikkat çeken Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Şafak Morgül, uçağın ‘Hava Alanı Yaklaşım Frekansı’ (VOR) yerine bu frekansa sarkan başka bir vericinin ‘parazitik harmonik frekansına’ kilitlenmiş olabileceğini iddia etti.

Özellikle 1970’li yıllarda Türk Hava Yollarında kullanılan Focker F-28 uçaklarının tamamına yakınının düşerek kaybolduğuna işaret eden Morgül, bu konuda 30 yıllık suskunluğunu bozduğunu kaydederek ilginç açıklamalarda bulundu. Isparta’daki uçak kazasının ardından ‘Artık bu tür kazaların yaşanmaması’ gerektiğini vurgulayan Morgül, “1977-2007 arasında geçen 30 yıllık sürede sustum. Artık susmayacağım.”diyerek, 30 yıldır ‘Devlet Sırrı’ olarak saklanan Focker F-28 uçaklarının düşme nedenlerini açıkladı.

Continue reading ‘Isparta’daki MD 83′ün düşüş nedeni..’

Bigdog ve Bigdog Beta!

Big DogBoston Dynamics tarafından üretilen ünlü robotu ilk kez 2006 yılında dostum Kadir TAMKAYA haber vermişti. Robotu inceleyip çalışma yapısı ile ilgili konuşmuştuk.

4 bacağı olan Bigdog adlı robot inanılmaz bir kararlılığa sahip, tekme atsanız bile bunu tolere edip yoluna devam edebiliyor. 75 kg yük taşıyabiliyor ve zıplayabiliyor, bu da robotun Boston Dynamics tarafından yayınlanan videosu;

Az önce bir konu hakkında araştırma yaparken bu videoya yanıt olarak yollanan bir video karşıma çıktı. Adı: BigDog Beta!

Yukarıdaki videoyu izledikten sonra aşağıdaki videoya da bir bakın. Fakat kalbi olanlar ve sağlık sorunları olanlar kesinlikle aşağıdaki görüntüyü izlemesin. Çünkü gülmekten ölmek fiilini gerçeğe çevirecek kadar komik geldi bana. :D

Elektrikli araçlar için yeni nesil bir motor

Dönel değişken akılı hub motorun hava boşluğunu değiştirilebilir yaparsanız ne olur?

Mekanik şanzımana gerek duymadan bir tork / devir ayar sisteminiz, yani elektronik bir vitesiniz olur.

Sadece statoru oynatarak..

Yıllar önce hub motoru bulan; Avustralyalılar, hava boşluğunu değiştirmeyi akıl eden ise Japonlar :)

Aklıma başarılı bir Japon Mühendisin sözleri geldi;

“Yeni bir teknolojiyi gördüğümüzde önce onun aynısını yapmaya çalışırız. Aynısını yapmayı başardıktan sonra da acaba bunu nasıl daha iyi konuma getireceğimizi düşünürüz ve çalışmaya başlarız. Evet bu daha maliyetli olabilir ama sonuçta ortaya önceki teknolojiden çok daha farklı, çok daha iyi ve çok daha ucuza mal edilebilen bir teknoloji çıkar.”

Yakın Geleceğin Muharebe Teknolojileri

Şu an çalışmaları devam eden yeni nesil muharebe teknolojilerinin gelecekte ABD ordusuna nasıl bir geri dönüş sağlayacağı ile ilgili bir video hazırlanmış.

Videoyu SAITEM Lab’da paylaşan Fatih’e teşekkürler.

JAXA, Japonlar ve ilginç bir haber

Japonların Kağıt UçaklarıOkuduğum bir haber oldukça düşündürücü ve komik geldi. Japonlar uzay seyahati masraflarını düşürmek için bir kağıt uçak üzerinde çeşitli çalışmalar yapmışlar ve kağıt uçağı 7 mach hıza ve 200 santigrad dereceye dayanıklı hale getirmeyi başarmışlar.

Yaptıkları çalışmanın Fransız Bilimler Akademisi çalışmasına dönmesini sağlayan şey ise bu uçağın atmosfere girişten sonra takibini yapmak için seçtikleri yöntem. :D

Ya bir verici konacakmış ya da uçağın üzerine her dilden “Bulursanız bize haber verin. JAXA yazılacakmış. Yani yıllarca uğraş didin seramiğe alternatif bir selülozik madde keşfet; atmosfer giriş sıcaklığına dayansın, bundan uçak yap, uzaya çıkar, oradan aşağı at sonra da valla yere inmiş olabilir ama tam olarak nereye indiğini bilmiyoruz, bulurlarsa arayacaklarmış modunda bekle.

Japonlar Çinlilere benzemeye başlamış yahu.. :)

İnsanlığın Sesi

Dishİnsanlığın gelişimi ile iletişim birbirlerinin neden ve sonuçlarıdır. İnsanoğlu, çoğaldıktan ve araya mesafeler girdikten sonra varlığını sürdürme özgörevinin en önemli halkası olan iletişimi gerçekleştirebilmek için çeşitli gereçlere ihtiyaç duymuştur.

Eski devirlerden günümüze dumanla ve ateşle başlayan bu yolculuk, o zamanlarda öngörülemeyecek ilerlemeler kat etmiş ve bugün insanlık, evrenin derinliklerine elektromagnetik dalgalar ile varlığını bildirir hale gelmiştir.

Belki duymuş olduğunuz bir teze göre bu elektromagnetik dalgalar gibi konuşmalarımız da kaybolmuyor ve bir yerlerde bekliyormuş. Araştırdığım kadarıyla bilimsel bir geriplanı olmayan bu iddiayı uykuya dalmadan önce aklıma getiren ise SAITEM’in yeni sitesi için ses efekti ararken bulmuş olduğum cosmic_debris.wav adlı dosya oldu.

Geçtiğimiz sene bu zamanlar analog tv yayınlarındaki ve radyolardaki “gürültü”ye dikkatinizi çekmeye çalışmıştım.

Bu yazıdan bir sene sonra dikkatinizi bu kez sürecin değil sonucun sesine, yani insanlığın uzaya televizyon, radyo ve veri sinyallerinin aktarımı için yaymış olduğu dalgaların iyonosfer tabakasında insan kulağının duyacağı formuna çekeceğim..

İyonosferde duyulan sesi dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Bu melodinin üzerine yazacak pek birşey bulamıyorum açıkçası, oldukça etkileyici.