Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu tarafından 2007-2008 çalışma döneminde hayata geçirilen ve Fransa’da ülkemizi temsil edecek olan yeni nesil hidrojen arabamız SAHIMO MEKANO’nun tanıtımı 5 Mayıs 2008 Pazartesi günü Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi binasında gerçekleştirilecek.

SAHIMO MEKANO Duvar Kağıdı (256 K)
Sadece haberleşme sistemleri konusunda az bir katkım oldu. Fakat halen Sakarya’da olup sabahlara kadar araç tasarımı üzerine dostlarımla birlikte kafa yormayı, sonra 1 hafta boyunca atölyeden çıkmamayı, Tuzla’dan kampüse dönerken bu arkadaşların yaptıklarına benzer delilikler yapmayı, hatta eve döndüğümde üzerimin polyester kokmasını bile o kadar çok isterdim ki..
Bu arada şehirdeki reklam tabelasını hack’leyip 1 hafta boyunca SAITEM reklamı yapmayı da çok isterdim tabii
SAHIMO MEKANO’nun haberleşme yeteneklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Araçta bulunan GPS modülü aracılığıyla pist üzerinde konum takibi yapılabiliyor ve sensörler yardımıyla aracın tüm önemli dinamik verileri bir bilgisayar arayüzünden izlenebiliyor ve raporlanabiliyor. Tüm RF uygulamaları ekip tarafından gerçekleştirildi.
Bununla birlikte soğutma sistemi uzaktan kontrol edilebiliyor, ya da arıza durumu oluştuğunda araç pitten yapılan müdahale ile yeniden başlatılabiliyor. (Yani araç bozulduğunda Windows gibi yeniden başlatılarak düzeltilebiliyor
)

Pazartesi günü törende teknik olarak daha ayrıntılı bir anlatım gerçekleşecek. Orada benim de kısa bir konuşmam olacak. Katılma imkanı olan herkesi Pazartesi günü saat 14:00′da Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi binasına beklerken, SAHIMO MEKANO’nun mimarları olan başta SAITEM Başkanı Barış AKYÜZ, SAHIMO MEKANO Proje Yöneticisi Resul UYGUN ve SAITEM Baş Danışmanı değerli hocamız Dr. Ahmet ÖZEL olmak üzere tüm SAITEM üyelerine bu harika araç için tebriklerimi iletmek istiyorum.

“Ben yolumu kaybettiğimde, bir çocuğun gözlerine bakarım. Çünkü bir çocuğun yetişkinlere öğretebileceği 3 şey vardır; nedensiz mutlu olmaları, her zaman kendilerini meşgul edecek bir iş bulabilmeleri ve elde etmek istediklerini var gücüyle dayatmaları.”
Paula Coelho
Çünkü benim hiçbir zaman aşağıdaki gibi bir hocam olmadı
(Durun şimdi hakkını yemeyeyim bir tane süper hocam olmuştu, rezonans frekansını alaturka gitar ile anlatan çok değerli bir hocam..)

Professor Walter Lewin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü
Bay Lewin bu derste sarkacın periyodunu anlatıyormuş. Lewin tarafından verilen tüm dersleri buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.
Ben de şu an “Kepler’s Laws - Elliptical Orbits - Satellites - Change of Orbits - Ham Sandwich” içerikli 22. dersi takip ediyorum ve merakla “Ham Sandwich” kısmını bekliyorum.. 

Çoook önemli bir deney için yayına bir süreliğine yerel sunucumda (127.0.0.1) devam ettim.
Sonra birden elektrikler kesildi. Neyse ki rüzgar enerjisinden ve fotovoltaik etkiden insanlığın haberi vardı.. Ama bu durum, daha iyi bir site tasarlayacak zaman bulmamı zorlaştırdı garip bir şekilde.
Düşündüm de.. Bazen ara vermek gerekiyor bir de. Sonra da halen hayatta isek, geri dönmek. Değilsek bir süre sonra zaten sunucu 404 hatası vermeye başlayacaktır. Yani sorun yok. Ama bunu anlayacak ve diğer ihtimalleri öğrenebilecek bir yapay zeka yazılımı geliştirmeyi düşünmüyor da değilim.
Daha fazla cıvımadan konunun özüne dönecek olursak,
Uyan Mogadishu, eve geri döndüm! 
İnsanların çoğu sevmekten korkuyor,
kaybetmekten korktuğu için.
Düşünmekten korkuyor,
sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor,
eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor,
gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor,
dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor,
aslında yaşamayı bilmediği için
Shakespeare

ÖSS’ye hazırlanmakta olan çok sevdiğim kuzenim Ahmet, Diyarbakır’da gerçekleşen bombalı saldırıda yaralandı. O esnada çıkış kapısında olan sınıf arkadaşı ise vefat etmiş.
Bombanın patlama anında etüt çalışması yaptıkları sınıfta tüm sıralarla birlikte öğrenciler havaya uçuyorlar. Ahmet ise kafasını tavana çarparak yaralanıyor. Bu patlamanın şiddeti hakkında belki bir fikir verebilir..

Bu olay bana çocukluğumu ve yaşadıklarımı hatırlattı. Bir çocuk için çok fazla kez gözümün önünde birilerinin öldüğüne, bombaların patladığına şahit oldum.
İlkokul 5. sınıfta iken gözümün önünde sınıf öğretmenim silahla vurulmuştu.
Fakat ben arkadaşlarımın iki adım ötemde parçalandığına şahit olmadım. Gerçekler düşündüğünüzden daha acı.. Ben yaşadığım olaylara rağmen Ahmet’i ancak anladığımı sanıyorum. Ama hiçbir zaman gerçekten anlayamayacağım.
Ben nasıl orada yaşadığım “o an“ları hiç unutmuyorsam o da hiç unutamayacak. Geçmiş olsun desem neye yarar, biliyorum geçmeyecek.
12 Aralık 2007 tarihinden itibaren sevgili dostlarım bizleri korumak için görevi devralıyorlar.
Diğer tüm Aralık dönemi askerleri ile birlikte kendilerine hayırlı teskereler dilerken ben askere gittiğimde aşağıdaki oyuncakların -en azından benzerlerinin- bulunduğum yerde olmasını da kendim için istediğim iyi dileklere ekliyorum.


Dün EBV Elektronik ve Protek Teknik tarafından düzenlenen, Infineon mühendislerinin gerçekleştirdiği güç yarıiletkenleri konferansına katıldım.
Oldukça verimli geçtiğini söyleyebilirim. Infineon tarafından üretilen yeni ürünleri tanıma fırsatı buldum. Ayrıca ürünlerin olağanüstü zor koşullarda ne kadar kararlı davrandıklarını, uygulanan termal şok ve 10G, 20G gibi değerler ile yüksek frekanslarda gerçekleştirilen vibrasyon testlerinin sonuçları ile görmüş olduk.
Özellikle güç yarıiletkenlerinin çok ciddi testlerden geçtiklerini biliyordum ama test koşullarını görünce bu teknolojiyi üreten insanlara duyduğum saygı çok daha fazla arttı açıkçası. Gerçi benim de 6,000 tanesi sadece R&D olmak üzere 36,000 elemanım olsa ben de böyle şeyler yapardım diye düşünmedim de değil hani
Seminerler, genel şirket tanıtımı ve faaliyet alanlarının ardından
- UPS Applications, Solutions
- Industrial Drives Applications Solutions
- Metal processing Applications Solutions
- Evaluationboards
olmak üzere 4 ana başlıkta gerçekleşti. İlgi alanım olduğu için 2, bu konuda öğrenme sürecimi yoğun bir şekilde devam ettirmeye çalıştığım için 4 oldukça yararlıydı.
Continue reading ‘Infineon Güç Yarıiletkenleri Konferansı 2007′
Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarken dün rastladığım ve oldukça değerli bulduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Modern safsata: Secret ya da çekim yasası
Son on yıldır Batı kaynaklı bir kişisel gelişim dalgasında savruluyoruz. İçimizde patlamak isteyen hayata tutunma ve başarılı olma arzusuna hitap eden kişisel gelişim akımına direnmek de savruluşumuzu önleyemiyor.
Kişisel olarak Batı kişisel gelişimciliğin çökertici boyutlarına tavır almış, inanç sistemimizi ve temel değerlerimizi tamir etme çabasına adanmış bir yazar olmaya gayret ediyorum. Fakat, bugün kişisel gelişimciliğin geldiği nokta, toplumumuz üzerindeki tehlikenin bireysel çabalarla aşılamayacağı boyutlara ulaşmıştır. Dini değerlerimizi, kader anlayışımızı ve Allah-evren ilişkisini sağlıklı kazandıramadığımız büyük bir kitle, bu savruluş üzerinden ciddi bir psikolojik bunalıma sürükleniyor.
Toplumumuza taşınan kişisel gelişim felsefesinin doğduğu ABD toplumu dünyanın en mutsuz toplumlarından biridir. Bireyler yapayalnızdır, ahlaki sınırların çok ötesine taşılmıştır. İnternet trafiğinin yüzde sekseni cinsellikle ilgilidir, evlilik çökmüş, altta kalan ölüme terk edilmiş, zaten azalan evliliklerin de yarısı boşanmayla sonuçlanmaktadır. Halkın yarıdan fazlası antidepresan kullanmaktadır. Bizi huzura böyle bir toplum mu taşıyacak?
Continue reading ‘The Secret ya da “Çekim Yasası”’
Son zamanlarda blog’a fazla içerik gönderemez oldum. Bunun nedeni tatilden döndükten sonra özel bir firmada çalışmaya başlamış olmam. Sonunda hayat beni de kendi mesai saatlerimi kendi belirlediğim bir alanın (Bkz. BT) dışına iterek ‘Mesailer Kabilesi’ne kaydetmeyi başardı. Bu kadar kısa sürede nasıl herşeyin olup bittiğini aslında ben de pek anlayamadım.
Okulu bitirdikten sonra Ege ya da Akdeniz’de çeşitli destekler alarak bazı projelerimi hayata geçireceğim bir yer kuracaktım, bunun için uygun arazileri dahi seçmiştim. Fakat şu an çalıştığım firmada destekler ve mali prosedürler üzerinde uğraşmadan sadece araştırma geliştirme ile ilgilenebileceğim. Benimle bu konuyu görüşmek için Ankara’ya yarışa gelen ve sonra telefonda uzun bir görüşmenin ardından firmamı kurmaktan beni vazgeçiren iş arkadaşım Makine Mühendisi Ozan Çakıtlı’ya bana güveninden dolayı buradan da teşekkür etmek istiyorum. Kendisi 2006 Ekiminde CNN Türk’te güneş enerjisi ile ilgili yayınlanan bir röportajımdan yola çıkarak bana ulaşmış sağolsun.
Continue reading ‘Enerji sektörüne yatay geçiş :)’