4 sene önce uydu anten ayarı yapmak için eski evimizin üstüne çıkardığım analog alıcı ve televizyon ile 3-4 saat uğraşmış, sonunda uygun açıyı bulup BBC’nin analog yayınını yakalamayı başarmıştım.
Yakaladığım görüntüde uçan bir cisim yanarak aşağı düşüyordu. Columbia uzay mekiğinin o gün ineceğini biliyordum ama o olduğuna inanmak istemedim. Görüntü gidip geldiği için biraz gecikse de, düşen cismin Columbia uzay mekiği olduğunu anladım.
1 Şubat 2003, unutamadığım günlerden biridir.
Geçen gün sözlükte başka bir konuda entry savaşı yaparken shirazi‘nin bu konu hakkında hoş bir teknik analizine rastladım ve bunu paylaşmak istedim;
“Uzayda sadece bilimsel araştırmalar için düşünülmüş olan sts 107 uçuşu aslında 11 ocak 2001 tarihinde yapılacaktı, ancak orijinal uçuş 18 kez ertelene ertelene kazanın olduğu uçuşun gerçekleştirildiği 16 ocak 2003′e kaydırıldı. Bu ertelemelerin nedeni yakıt sisteminde çıkan arızalardı. Columbia kazası kriz masası daha sonra bu arızaların mekiğin düşüşüyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını açıkladı.
Kazanın nedeni, uzay mekiğini şişman tanka bağlayan bağlantıların şişman tank üstünde takıldığı yerdeki eklemdeydi. Bu eklem çok özel bir köpükten yapılıyor ve sadece çok özel uzman teknisyenlerin oraya takmasına izin veriliyor. Kalkış anında buradan kopan bir parçanın mekiğin sol kanadındaki karbon fiberden yapılma kalkanlardan birisini parçaladığı, ayrıntılı video analizleri sonucunda görüldü ve bulundu. Yani problem kalkarken olmuş. “Bağlantı yeri köpükten mi olur” denebilir. Boru değil, NASA kimbilir kaç bilimadamını kaç kere çalıştırmıştır bu tip materyalleri tasarlatmak için.
Mekik uzaydaki görevlerini tamamladıktan sonra 1 şubat 2003′te sabah 8:44′te yeryüzünden 120 km yukarıda atmosfere girdi. Bu esnada mekik pasifik okyanusu üstündeydi ve rotası ABD’nin batısından başlayarak Texas üstünden Florida’daki Cape Canaveral uzay üssüne gidiyordu. Isı sensörleri bu esnada 1400 derecelik bir sıcaklık gösteriyordu.
Bir süre sonra sol kanattaki ısı sensörünün aşırı sıcaklık verileri yolladığı yer kontrol merkezi tarafından tespit edildi. Ancak bu bilgi mekiğe söylenmedi. Bu esnada mekiğin hızı mach 24.5′tü (yaklaşık 30.000 km/h). Saat 8:52′de üsse 500 km uzaklıktayken kaliforniya üstünde yerden 70 km yukarıda sol kanat ısı sensörü 1450′lik bir sıcaklık gösterdi. Bu esnada hızı yaklaşık 26.950 km/h idi. Olaydan sonra yapılan analizlerde, o anlarda tesadüfen çekim yapan amatör gözlemciler mekiğin gittiği güzergahta parçaların ışıl ışıl ayrıldığını söylüyorlardı.
Saat 8:55′te 25.000 km/h’da 69.3 km yükseklikte nevada hava sahası üstünde sol kanat sensörleri 1650 derece sıcaklık gösteriyordu.
Saat 8:59′ta yer kontrol merkezi, mekiğin sol iniş takımının lastik basınç değerlerinin artık okunamadığını açıkladı. Yani sol kanadın parçalanan panellerinden içeri giren aşırı sıcaklık dalgası mekiğin sol kanadının içine girerek iniş tekerleklerini mahvetmiş. Bu bilgiden kısa süre sonra Rick Husband’ın sesi kısa bir süre duyuldu ve sonra mekik ile iletişim kesildi… Mekiğin bundan sonra parçalandığı sanılıyor.”
Karbon fiber blokların üretim süreci ile ilgili şu bağlantıda detaylı bilgiler yer alıyor; Reinforced Carbon-Carbon. Teknik açıdan çok zor olmasa da maddi açıdan yapımı çok zormuş. Isı kalkanı olarak kullanılan karbon fiber bloklarından birinini üretimi 100.000 $’ın üzerinde. (Mekiğin toplam maliyeti 2.2 Milyar Dolar)
İsrail’li ilk astronotu bu uçuşla uzaya götüren Columbia’nın parçalarının Amerika’da Palestine (Filistin) adlı bir bölgeye düşmesi de bu olayın ilginç yönlerinden biri olmuştu.



Bir SR71 Blackbird uçağı Londra Kontrol kulesinin üzerinden geçiyormuş. Bağlantıya geçilen ATC görevlisi uçağın servis irtifasını (90.000 Feet yerden yaklaşık 30 kilometre yukarıda) bilmiyorken arada şöyle bir konuşma geçiyor;
Bir son dakika gelişmesi… Georgia Teknoloji Enstitüsündeki Elektriksel İtki laboratuvarından ilginç bir buluş geldi.

29 Mart 2006 günü gerçekleşecek tam güneş tutulmasının izleneceği yerler ve tam tutulma saatleri;