Operasyon Adı: Korku Yolu 1
Konum: Sakarya Üniversitesi Esentepe Kampüsü
Zaman: 02:52 (GMT), 04:52 (TSİ)
Operasyon Sorumlusu: EAN
Operasyon Ünitesi: EAN
Hedef: 5 kişiden oluşan tek grupta, mobil haldeki SAİTEM üyeleri.
Operasyon sonucu: Başarısız
Ayrıntılar:
SAGUAR X6′nın son montajını gerçekleştirmek için Perşembe günü öğlen saatlerinde çalışmaya başlamıştık. Ertesi gün saat 04:45′e dek sıkı bir şekilde çalıştık. Kandil gecesini atölyede çalışarak geçiren güruh olarak bir nebze suçluluk hissettiğimizden olacak sanırım, arkadaşlar sabah namazını okuldaki camide kılmayı teklif etti. Açıkçası o yorgunlukla camiye kadar yürümek pek içimden gelmiyordu. Dışarıda straforlar var ve bunun için uygun, camiye kadar gitmeye gerek yok dediysem de grup bir kere harekete karar vermişti. Durdurmak ne mümkün…
“Bu saatte camide kimse yoktur”. “İnlerle cinler top oynuyordur” ve benzeri imalarla o yolu yürümekten kurtulmaya çalışsam da, korkusuz grup yürümeye başladı.
Sonra ben de Laboratuvarda zaten bir grup arkadaş çalışmaya devam ettiği için giden arkadaşlara katılmaya karar verdim. Ama korkmaya hazır hale gelen 5 kişilik gruba sağlam bir ayar vermenin gerekliliğine inanmaya başlamıştım.
Hemen iyi bir plan yapıp devreye soktum. Öncelikle siyah tişörtümü sadece önümü görecek biçimde başıma sardım. Yeterince korkutucu bir hal aldığıma inandığım an ABB laboratuvarı ile Fen Fakültesi arasındaki çalılıklara doğru açık arazide koşmaya başladım. Plana göre arkadaşlar arkadaki yokuşu tırmanırken ABB Lab’ın arkasındaki ışık olmayan çalılıkların arasına girip Fen Fakültesinin önündeki ışıksız yolda önlerini kesecek ve saatte 200 km hızla atölyeye dönmelerini sağlayacaktım. Hatta 100 metre zaman rekorunu kırmazlarsa başarısız sayacaktım kendimi, plana o kadar güveniyordum.
Çalılıklara kadar herşey yolundaydı. Karşıdan geldiklerini gördüm ve o yöne doğru yürümeye başlarken birden çalılıkların arasında karşımda dev bir köpek belirdi, yatıyordu
Ben bu sağlam planı bir köpek yüzünden yarıda bırakamazdım, oraya doğru yürüdüm, köpek ayağa kalktı. Ben ona doğru bir adım attım, o bana doğru bir adım.. Sonra beklenen oldu ve köpek beni kovalamaya başladı
Bunu çabuk atlattım ve hemen başka bir korkutma bölgesi tayini için arka yoldan büyük kafeteryaya doğru yol almaya başladım. Bu sefer önlerini caminin kafeteryaya doğru olan arazisinden içeri girerek cami girişindeki ışıksız yolda kesecektim. Ben uzun yolu seçtiğim için grup benden uzaklaşmıştı.
Kısa yoldan ulaşmak için zifiri karanlık araziye girdim. Artık plandan geri dönüş yoktu çünkü…
Tam camiye 300 metre kala ve grup benden 100 metre uzaktayken karşımda orta boy bir köpek, sol tarafta büyük bir köpek, sağımda onlara göre biraz daha uzakta az önce beni kovalayan köpek tam bir çemberin ortasında olduğumu ve hayvanların havlamadığını (Bkz. Havlayan köpek ısırmaz felsefesi) büyük bir sükut-u hayal içinde farkettim.
Önce çemberin dışına doğru bir kaç sakin adım sonra normal zamanda asla ulaşamayacağım bir hızla gruba doğru koşmaya başladım, 3′ü birden peşime takıldı ve inanılmaz koşuyorlar yakalamak için. Seslerden dolayı gruptaki arkadaşlar bizi farkettiler. Ama öyle sanıyorum ki ortam karanlık olduğu için beni tanıyamadılar sadece onlara doğru bir grup köpeğin geldiğini sanıyorlardı. Genç arkadaşlar hemen cami’ye doğru koşmaya başladılar. Sadece Action Man takma adlı Hüsnü arkadaşımız genç SAİTEM üyelerini köpeklerden korumak için eline taş alıp bekliyordu kendimi onun yanına zor attım. Sonra ben de yerden taş alıp arkamı döndüm köpekler durdu ve geri kaçmaya başladılar.
Böylece planım suya düştü. Onları saatte 200 km hıza ulaştıma niyetindeyken sanıyorum en az 1 tane 100 metre rekoru kırdım.
Nihayetinde sabah namazını kılıp farklı bir yoldan lab’a geri döndük
Bu başarısız operasyondan çıkardığım sonuçlar; Ava giden avlanır ve kandil gecesi namaz kılmaya giden bir grubu korkutmaya çalışma ![]()
heheheh…
hepsi iyi guzel de, neden sucluluk hissettiniz onu anlayamadim.
ne guzel tum kandil gecesini calisarak gecirmissiniz, calismak da bir ibadettir.
tv de kandil programi seyretseniz, vicdaniniz rahat mi edecekti?
bence agizla istenen duadan daha onemlisi, duada isteyecegin seyi elde etmeye calismaktir. siz tum kandil gecesi yarislar icin dua etmissiniz, ve calisarak ibadet etmissiniz. bence sucluluk duymak bir yana, iftihar etmek gerek
bu arada operasyondan iki ders cikartmissin ama bir muhendis olarak bence bir sonuc eksik.
“ortam bilesenlerini eksiksiz ve iyi tesbit etmeli, ve hangilerinin ihmal edilecegi dogru secilmeli”
aksi takdirde hesap edilmeyen veya yanlis yere ihmal edilen bir bilesen, tum operasyonu bozabilir, hatta tersine cevirebilir
okurken ogrenciligimin son senesine donesim geldi…
Kardeşiiiiiimmmmm aman sana bir şey olmasın.
Mehmet RB’ nin dediği gibi en iyi ibadet çalışmaktır. Ve sen, senin dediğin gibi fiili dua ettin hocam. Allah’ tan her daim size yardımcı olmasını niyaz ederim.
Ha bir de Dostum, ben senin böyle muziplikler
yapacak bir yanının olduğunu pek farketmemiştim :).
Bu saatte gülmeyi başardım sayenizde, teşekkürler.
Geçmiş kandiliniz mübarek olsun, tabi gazanız da. Allah’tan ucuz atlatmışsınız.
Sağolun. Çok teşekkürler
Mehmet Hocam, ortam bileşenlerini kusursuz tayin etmek için bir UAV’a ihtiyacım vardı, termal kamerası olan
Onun dışında özellikle ikinci kısımda tamamen tahminlere göre hareket ettim, tutmadı ne yazık ki 
Gecenin karanlığında böyle bir işe kalkışmak herkesin yapabileceği türden bir fantazi değil
Biraz eğlence adına bazen çılgınlıklar yapmak senırım herhalde
Hem ummadığın sürprizler de karşına çıkabiliyor ve olayın boyutu bir anda değişiveriyor. Biraz adrenalin iyi gelir 
hadi caniiiim, kampusteki kopekleri hesaba dahil etmek icin uav falan gerekmez, sen onlari bugune kadar coktan farkedecek kadar iyi bir gozlemcisin