Kasım, 2008 için Arşiv

ILS yoksa uçak düşer!

Isparta’da Kasım 2007′de düşen MD 83′ün kaza raporu açıklanmış.

“Kaza Soruşturma Kurulu, TC-AKM tescil işaretli MD83 tipindeki KKK 4203 sefer sayılı uçuşun muhtemel kaza nedenlerinin, uçuş ekibinin yayınlanmış alçalma planlarındaki usulleri doğru uygulamaması, hava aracının bulunduğu coğrafi konumu ve arazi yapısını doğru değerlendirememesi, uçuş ekibinin karşılıklı çapraz kontrolü sağlamakta ve alet işarlarını değerlendirmede yetersiz kalmaları nedeniyle uçağın yayınlanmış usullere uygun uçmasını sağlayamamaları, özellikle EGPWS’de gözönünde bulundurularak uygun standartlarda gerçekleştirilmeyen uçuş öncesi EGPWS self test ve bu hususta arıza giderme işlemlerindeki eksiklik, eğitim eksikliği ve uçağın dağlık araziye çarpmasını önlemek için ekibin karar verme ve tepki göstermede gecikmesi sonucunda meydana gelmiş tipik bir CFIT/ Kontrollü Uçuşta Yere Çarpma Kazası olduğuna karar vermiştir.”

Olayın hemen ertesinde bir yazı yazmıştım;

http://ean.btturk.net/isparta-1976-ve-2007-ucak-kazalari/

Bu yazıda çarpmanın gerçekleşme koşuluna göre kaza sınıfının CFIT olabileceğinin üzerinde özellikle durmuştum. Yaklaşma cihazı arızası üzerinde de durmuştum. Kaza raporunda ana neden olarak konuyla ilgili ilk yazımda bahsettiğim iki olasılık gösterilmiş.

Kaza raporu verilerine göre;

  • Son uçuşta kalkıştan önceki 30 dakikalık süreç içerisinde EGPWS arızası kayıtlı.
  • Kalkış sırasında EGPWS  için yanan INOP (Çalışmıyor) ikazına pilotlar tepki vermiyor.
  • Uçağın her iki motoru da çarpmadan önce çalışır durumda.
  • Uçak, 23:35.38’de ‘inbound’ pozisyonu rapor ediyor, 10 dakika 23 saniye sonra, 23:46.01’de ise tekrar pozisyon raporu istiyor. (Önce alana iniş için kilitleniyorlar sonra nerede olduklarını soruyorlar.)

Bu verilere baktığımızda uçağın düşüş nedeni aşağı yukarı ortada. Fakat bu noktada ulaştırma bakanının yaptığı basın toplantısındaki bir diyalog beni çok endişelendirdi.

“Havaalanında aletli iniş sisteminin bulunmayışı, kazayı destekleyen nedenlerden biri olabilir mi?” sorusuna Yıldırım, “Bu havaalanına ilişkin bilgilerin önceden pilotlar tarafından bilindiğini belirterek, “Bir başka konu da tabii, bulunduğu yer itibariyle Isparta Havaalanına bugün dahi, hiç bir zaman aletli iniş sistemi kurulamaz. İniş ve kalkış ile ilgili tek emniyet sistemi de ILS değil. Bir çok emniyetli yaklaşma sistemleri var. Kaldı ki bunlar uçuş haritalarında havaalanlarında bilinen bilgiler. O bakımdan bunun bir katkısı yok” yanıtını verdi. *

Ben bir havacılık meraklısı olarak ILS ile VOR’un farkını biliyorum. Ama Türkiye Cumhuriyetinin Ulaştırma Bakanı bilmiyor olmalı. Bunlar teknik olarak karşılaştırılamaz sistemler. Bir çok emniyetli yaklaşma sisteminden kasıt nedir? Bizdeki meydanlarda bildiğim kadarıyla yaklaşma/konum tespit sistemi olarak VOR / ILS ve TACAN kullanılıyor. TACAN askeri uçaklar için geliştirilen bir sistem ve askeri meydanlarda kullanılıyor. Isparta’ya gelen uçaklar VOR dışında hangi emniyetli! yaklaşma sistemini kullanıyor örneğin?

Diyarbakır uçağı sisten dolayı düştüğünde ILS olsaydı düşmezdi demiştik ki çok doğruydu ama meydanda TACAN olduğu için bir de ILS kurmak teknik olarak mümkün değildi.

Isparta’daki teknik kısıt ise pistin yanlış yere inşa edilmiş olmasından kaynaklanmakta.  Son olarak yazıya ve bu konuya 1 Aralık 2007′de Yılmaz ÖZDİL’in yazdığı bir makale ve ‘can alıcı’ paragrafı ile son noktayı koyuyorum.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7792918.asp?yazarid=249

Uçak Diyarbakır’a inerken düştüğünde, “Aslında Diyarbakır’da ILS olacaktı, buraya takmayıp, torpille Isparta’ya taktılar” diye iddialar ortaya atılmıştı. 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, kendini savunmak için, Anadolu Ajansı’na konuşmuştu: “Bu iddialar doğru olamaz, çünkü Isparta’da zaten ILS yok!”

‘I will call you back’ :(

Çin’in uzayı bile sahteymiş :)

poolwalk.jpg

Çin’in Eylül’de gerçekleştirdiği uzay yürüyüşünü! hatırlayacaksınız.

http://ean.btturk.net/cinin-gerceklestirdigi-ilk-uzay-yuruyusu-eva/

Ruslar ve Amerikalılar bu EVA operasyonunun, su altı testlerinin uzay yürüyüşü olarak yutturulmasından başka bir şey olmadığını ortaya çıkardılar.

Aslında ilk olarak fırlatmadan 1 gün önce Çin’in hükümet sitelerinden “teknik arıza” sonucu verilen basın bülteni bu operasyonun sahte olduğunun izlerini taşımaktaydı. Geçilen basın bülteninde uzay adamı ile yer istasyonu arasında henüz konuşulmamış olan diyaloglar yayınlanmıştı.

Uzaydan! yayın başladığında benim ilk dikkatimi çeken şey kapak açıldıktan sonra araçtan fırlayan beyaz parçacıklar oldu. Çin malı araç sonuçta olur böyle şeyler dedim, kepler kanunları çıkan maddelerin hızlarının böyle dramatik değişmeyeceğini söylese de.

Yahu araç yörüngesinde güzel güzel oturmuşken içerideki madde nasıl değişken bir hızla dışarı fırlar? O gördüğüm şeyler hava kabarcıklarıymış.. Ruslar farketmiş bunu. Ben farkedemedim.

Nokia N95′in sahtesini yaptıklarında anlamalıydık bunu aslında, ya da BMW’nin, Mercedes’in, Ferrari’nin..

Evet, sonunda uzayın da sahtesini yaptılar Çinliler.

Eğer Çin hükümetinin bu durumdan haberi varsa çok kötü, haberi yoksa ve Çin Uzay Ajansının bir oyunu ise sanırım bayağı bir kişi kurşuna dizilecek. Ama Çin’in pek değerli büyüklerinin bilmeleri gereken şey, bilimsel gelişmelerin baskıcı rejimle çalışmadığıdır. Bilim, özgürlük ve toplumsal refahın olduğu ortamlarda gelişir.

Yoksa böyle son dakika oyunları ile tüm dünyaya rezil olursunuz.

http://www.youtube.com/watch?v=lBL98p0wZ7g

http://www.youtube.com/watch?v=bWKqDBrtvMU

http://www.youtube.com/watch?v=NVbBFwdmldA

En büyük suç

children.jpg

Güncel olaylarla ilgili yorum / değerlendirme yazmak pek hoşuma gitmiyor ama artık dayanamadığım, ciddi bir mide bulantısına sebep olan bazı haberler üzerine aşağıdaki alıntıyı paylaşmak istiyorum.

“Allah iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”

Giordano Bruno (İtalyan Filozof, 1548-1600)

Öyle sanıyorum ki Bruno haksız bir şekilde idam edilirken dahi, insanların bu kadar kötü olabileceğini tahmin etmemiştir. En kutsal değerlerin, en aşağılık amaçlara ulaşmak için kullanılabildiği bu garip dünyada bulunuyor olmak bile insanın içini acıtabiliyor.

Fee fi fo, she smells his body,
She smells his body, and it makes her sick to her mind,
He has got so much to answer for,
to answer for, to ruin a child’s mind.

How could you touch something,
so innocent and pure? Obscure.
How could you get satisfaction
from the body of a child? You’re vile, sick.

Kötü devler masum çocukları masallarda öldüremiyorlar ama gerçek yaşam bir masaldan çok daha acımasız.