Haziran, 2007 için Arşiv

Dolores Strikes Back!

I love you Dolores!Zombie, Promises, Daffodil Lament, Electric Blue gibi müzikal harikaları ortaya çıkarmış olan ve 90′ların ortalarında yabancı müzik dinlemeye benzersiz melodileri sayesinde başladığım Cranberries’in solisti Dolores O Riordan ilk solo albümünü çıkarmış.

İçinde bulunduğum yoğunluktan dolayı bundan geç haberim oldu.

Uzun zamandır iyi müzik dinlemediyseniz bu albüm ilaç gibi gelecektir.

Delta Force 2 operasyonlarından tanıdığımız Black Widow’a da bir şarkı yapmış Dolores abla :) (Delta Force oynamayan bu espriyi anlamayacaktır :P )

En beğendiğim parça ise şimdilik October, şimdilik; çünkü Cranberries albümlerinde zaman geçtikçe parçaların hepsi ayrı bir yer ediniyor zihnimde.

“You stand in my way with nothing to say, you think you are the world I’m so lost without you. I’m sorry my friend this is not the end. I’ll do it without you, I’ll do it again.”

XMING: Linux uygulamalarınız Windows’ta çalışsın

Linux için geliştirilen yazılımların Windows üstünde çalışabilmesi için XMING adında bir yazılım geliştirilmiş;

http://sourceforge.net/projects/xming/

Windows XP ve 2003 üzerinde sorunsuz çalışabileceği belirtiliyor.

Asimo: More forwards please!

Hayalet Araba

Curiosity kills the cat?!

Merak kediyi öldürür mü?Birşeyleri zorla öğrenmekle isteyerek öğrenmek arasındaki farkı iyi bildiğimi düşünüyorum. İkisi gerçekten birbirinden çok farklı şeyler!

Ortaokulun son sınıfındayken, lisedeyken ve bulunduğum her iki üniversitede bilgisayar’la ilgili çeşitli firmalarda ve departmanlarda çalıştım. Oralarda çalışırken ‘curiosity kills the cat‘ felsefesi gereği birşeyler öğrenmek bana zevk veriyordu. Ethernet kartının üzerindeki jumper’ı ayarlayarak onu istediğim kesmede çalıştırmak bir Lise 1 öğrencisi olarak bana oldukça heyecanlı geliyordu.

Fakat nedense ilgi alanım olan konuların üniversitede bana ‘öğretilme’ şekli, bende bu merakı uyandırmaktan öte itici gelmeye başladı. Bunun nedenleri ile ilgili bir kitap yazabilecek kadar veri toplamış olduğuma inanıyorum.

Eğitim sistemine olan karşıtlığımı beni tanıyan herkes az çok biliyor.

İlkokul 1′den Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü son sınıfına kadar çarpım tablosu dışında pek birşey ezberlemeyerek gelmeyi başarmıştım. :)

Ama sonunda transkriptimde bir şeyleri ezberlemeden geçemeyeceğim dersler (bunun nedeni kesinlikle dersin kendisi değil!) kaldı ve bende oyunu kuralına göre oynadım. Doğal olarak büyük oranda başarılı oldum. Bu durumun verdiği suçluluk duygusu beni bu iletiyi yazmaya sevk etti.

Bir konuyu tam olarak anlamak için, onu görmek ve yaşamak gerekir. Unutmadan öğrenmenin tek yolu budur. Bunun adı da deneyimdir. Özellikle pratiğe yönelik mesleklerde öğrenciye formülleri ve yöntemleri zorla enjekte ederek vereceğiniz hiç bir şeyin geri dönüşü YOKTUR.

Geri kalmış diye nitelenen Libya’nın geri kafalı liderinin 1970 yılında yazdığı şu paragraf sanıyorum ne anlatmak istediğimi çok iyi özetliyor;

“Bilim veya öğretim, gençlerin yan yana konmuş sıralar üzerinde basılı kitaplardan belirli saatler içerisinde öğrenmeye mecbur tutuldukları düzenli program ve sınıflandırılmış bilgiler değildir. Bütün dünyada egemen olan bu öğretim, özgürlüğe aykırı bir yöntemdir. Dünya devletlerinin iftihar duydukları ve gençlerine imkan buldukça uyguladıkları zorunlu eğitim, özgürlüğü kısıtlayan, insan yeteneklerini körleten ve bireyin eğilimlerini zorla yönlendiren bir yöntemdir. İnsanı serbest seçim yapmak ve düşünmekten alıkoyduğu için diktatörce bir davranıştır.

Gerçekte, zorunlu, düzenli ve sistematik öğretim, halk topluluklarını zorunlu şekilde cahil bırakmaktadır. Dünyada egemen olan öğretim yöntemleri evrensel bir kültür devrimi tarafından yıkılmalıdır.”

Muammer Kaddafi, 1970

Bu geri kalmış adam bile bunları söylüyorsa biz konum olarak neredeyiz açıkçası içinden çıkamıyorum.

Risk, başarı ve yönetim üzerine

İnsiyatif alabilemek ya da alamamak işte bütün mesele bu!Toplum içinde insan sistemin bir parçasıdır.

Sistem lider yetiştirmez.
Sistem içinde kalınarak ancak yönetici olunur.

Sistem hata istemez, riski sevmez.
Risk olmadan başarı, hata yapmadan gelişme olmaz.

Yönetici sistemin adamı, onun uygulayıcısıdır.
Elindekini korur, kurumun olumsuz yönlerini göremez, taklitçidir.

Ufukları dardır, çarpıcı fikirlere gelmez, sadece yönetir: Çünkü statükocudur.

Eğer yaşamı daha iyi hale getirmek için çaba sarfedenlerden, üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmak isteyenlerden isek, bize düşen; sistemin standart çıktılarından farklı olmak yani risk almaktan korkmamaktır.

İnisiyatif sahibi bireyler, sorumluluk almaktan korkmayan insanlar olduğumuz zaman; ülkemize ve nihayetinde insanlığa en büyük katkıyı ‘dar ufuk kalıplarından çıkarak’ yapmışız demektir.

Rus Mühendisler ve NASA

ISS

ABD uzay ve havacılık dairesi NASA, astronotların Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 2 gün önce meydana gelen ve endişeye neden olan bilgisayar arızasını giderdiklerini açıkladı.

NASA sözcüsü, Rus mühendislerin istasyonun Rus yapımı 2 hassas bilgisayarının yeniden çalışmasını sağladığını söyledi.

İstasyondaki bilgisayar arızasına Atlantis mürettebatı tarafından istasyona yerleştirilen yeni güneş panellerinin yol açtığı, bu işlem sırasında oluşan statik boşalmanın istasyondaki Rus yapımı hassas bilgisayarlarda karışıklığa neden olduğu anlaşılmıştı.

Uluslararası Uzay İstasyonu ile Rusya arasında, istasyondaki mürettebat açısından yaşamsal öneme sahip iletişimin kesilmesi endişeye yolaçmıştı.

Rus Mühendisleri ne kadar çok sevdiğimi daha önce söylemiştim değil mi? :D

Kanada GP 2007

Kubica’nın Yaşadığı KazaUzun zamandır böyle olaylı bir yarış yaşanmadı sanırım.

Sırf Japon pilot Sato’nun, McLaren pilotu Alonso’yu geçtiği an için bile bu yarış takip edilmeye değerdi. Fakat yarışın üzücü tarafı harika mücadelelerin kazalar ve güvenlik aracı gölgesinde kalması idi… Kubica’nın saatte neredeyse 230 kilometre hızla aracın kontrolünü kaybederek duvara çarpması son yılların en korkunç F1 kazası oldu. Bu durumun nedeni Toyota Pilotu Trulli’ye saatte 58 km hızla girilmesi gereken U viraj öncesinde geçmek için fazla yaklaşması ve bu yaklaşma sırasında downforce oluşturan aracın burun kısmının zarar görmesi idi.

Kubica kontrolü kaybettikten sonra sonra araç ilk sert darbeyi yol kenarında aldı ve ön tekerlekler yerden kesildi. Hasardan dolayı yere basma etkisi üretemeyen araç, sahip olduğu yüksek hız nedeniyle iyice havalandı. Bu durumda Kubica’ya dua etmekten başka bir seçenek kalmamıştı.

Sanıyorum o da bunu yaptı, ve F1 sitesinde de ayrıntıları verildiği üzere bu duası kabul edildi :) Çünkü bu hızla duvardan duvara zıplayan arabanın içinden sadece bacağında bir kırıkla kurtuldu. Şuradaki yazımda özellikle dikkat çektiğim darbe emicilerin ne işe yaradığını bu kaza bize gösterdi. Çünkü araçta pilot kabini dışında herşey paramparça idi.

Bu arada ön kanat zarar gördüğünde araç böyle havalanacaksa BMW Sauber mühendisleri okula geri dönmeli.

Youtube’daki videolar F1 yönetimince telif hakkı ihlali nedeniyle kaldırılmış. :)

Semantik Web ve Sematran

Semantik WebGeçen Şubat ayında üzerinde konuştuğum konu hakkında yapmış olduğumuz çalışmayı III. Ulusal Yazılım Mühendisliği Sempozyumu’na göndermiştik. Geçen hafta gönderdiğimiz bildirinin kabul edildiğini öğrendim ve çok sevindim.

Bu çalışmada amacımız, Semantik Web (Diğer bir deyişle Web 3 :) ) teknolojilerini kullanarak oluşturduğumuz bir yarı iletkenler ontolojisi içinde çeşitli sorgu komutları yürütmek ve bu yolla elektronik devre tasarımında kullanılan yarı iletkenler arasındaki hiyerarşik yapıyı yorumlayabilecek bir arabirimin oluşturulabileceğini göstermekti.

Şu an endüstriyel anlamda hizmet verecek durumda olmasa da örnek bir gerçekleştirimini http://sematran.btturk.org/ adresinde hayata geçirmiştik.

Yaklaşık 30 parçanın RDQL sorgu sonuçlarını izlemek şu an mümkün. (21150AC, 2N2222A, 1N647-1, BC237 örnek parça isimlerini deneyebilirsiniz…)

SAGUAR X6 Geliyor!

SAGUAR X4X5Yaklaşık 1 haftadır yeni güneş arabamız SAGUAR X6′nın atölye çalışmaları yoğun bir biçimde sürmekte. (Yandaki fotoğrafta yeni ekip arkadaşlarımızdan Bertan, SAGUAR X4 ve SAGUAR X5′in kanopi burunları ile…)

Daha önce üzerinde hemfikir olduğumuz yeni güneş gözesi hesabı, mekanik yerleşim sorunlarından dolayı değişti. 800 wh’lik tepe güç limiti kalktığı için bu iş zor bir optimizasyon problemine dönüştü.

Az bir alana olabildiğince fazla güneş gözesini elektriksel karakteristikleri denk ve diğer mekanik aksamlarla uyum içinde olacak şekilde dizmek pek eğlenceli bir iş değil.

Sanıyorum X6 için yaptığımız tasarım sayısı 5′i geçti. Sonunda hem kolay üretilebilecek hem de elektriksel açıdan yüksek güç üreten bir dizilime ulaştık. Bu hafta içinde yeni omurganın tasarımı ve üretimi de tamamlandı.

Cuma sabahı, yeni kokpit kapağının açılma mekanizmasını da ürettik. Sadece kapak mekanizmasına bir amortisör güç ayarı ve kararlılığı arttırmak için, borudan yaptığımız klavuz yolunu daha mukavim bir malzeme ile değiştirmek kaldı. Yeni kapağın beğeni toplayacağına inanıyorum. Çünkü daha önce incelediğim güneş arabalarının hiçbiri benzer bir tasarıma sahip değil.

Geçen seneki SAGUAR X5 modeli gibi SAGUAR X6′da, özgün mekanik ve elektriksel yeniliklerle Formula G takipçilerinin karşısında olacak :)

http://www.solarcar.sakarya.edu.tr/

Yeni BT Türk Sunucusu ve yeni kişisel sayfam

BT TÜRK’ün 2004 başından bu yana yayınını devam ettirdiği sunucuyu hız ve performans ihtiyaçlarımızı tam karşılamadığı için değiştirmek durumunda kaldık.

Bu nedenle bir süre blog yayınıma da ara vermek durumunda kaldım. Normalde bu iş bu kadar uzun sürmüyor, fakat SAGUAR X6 çalışmaları da aynı anda devam ettiği için biraz gecikme oldu. :)

Yeni kişisel sayfamı Wordpress’in en son sürümü olan 2.2 üzerine kurdum. Tek kolonlu Vindictive teması üzerinde yaptığım değişiklikler ile bu arabirim oluştu. Halen yapmam gereken değişiklikler var. Bunları da fırsat buldukça yapacağım…