DMOZ (ODP - Open Directory Project), Google dahil olmak üzere binlerce arama motorunun kaynak olarak başvurduğu, insanlar tarafından hazırlanan bir dizin oluşturma projesi.
Ben de 3 yıldır bu projede editör olarak görev yapmaktayım.
http://www.dmoz.org/help/geninfo.html
Bir çok arama motoruna kaynak olduğu için burada yayınlanan sitelerin geniş kitlelerce tanınması mümkün olmakta. Bu yüzden internete içerik sağlayanlar bu listelerde yer almak istiyorlar. Fakat bu ODP kuralları doğrultusunda her zaman mümkün olmuyor.
E-posta adresime sitelerinin neden ODP’de yayınlanmadığının yanıtını isteyen webmaster’lardan mesajlar geliyor. Ben de bu sitelerin neden yayınlanmadığını yetkim çerçevesinde inceliyor, kurallara göre durumu açıklamaya çalışıyorum. Buradan birkaç tespitimi sizlerle paylaşmak istiyorum;
- Eğer içeriğiniz parola korumalı bir sayfanın ardındaysa muhtemelen kabul görmeyecektir.
- Eğer içeriğiniz sade ve çabuk anlaşılabilir bir arabirimden sunulmuyorsa kabul görmeyebilir.
- Eğer içeriğiniz herhangi bir duruma, olaya, nesneye odaklı değilde herşeyden bir parça içeriyorsa kabul görmeyebilir.
- Farklı içeriklere sahip bir siteniz varsa bu siteyi direkt olarak herhangi bir kategoriye eklemeyin. Örneğin sitenizde hem C++ hem de Domates ekmenin inceliklerini anlatıyorsanız ve sitenizin adresi benimsüpersitem.com ise bunu ODP’ye C++ hakkında faydalı bilgiler; benimsüpersitem.com şeklinde değil, C++ hakkında faydalı bilgiler; benimsüpersitem.com/cpp/index.htm şeklinde, yani direkt içeriği adresleyerek gönderin.
Inca’nın kablosuz ağ ürünlerini incelerken bir ayrıntıya takıldım;

Evet, yanlış yazılmış veya bir baskı hatası muhtemelen. Ama düşünsenize gerçekten 600A ile çalıştığını! Sanırım TT bulunduğum bölgede hizmetlerini durdurur, çünkü tüm şehire kablosuz internet yayını yaparım ben bu güçle!
Yalnız bunun için 10 v 600 A’lik temiz çıkış veren sağlam bir kaynağa ihtiyacımız olacak, buyrun üşenmedim sizler için onu da buldum, yalnız biraz ağır kendisi; yaklaşık 77 kg;

Cyborg İsim çözücü, isimlerimizin açılımlarını büyük bir ‘hassasiyetle’ buluyor;
http://cyborg.namedecoder.com/
Benim denemelerim şöyle;



Tamam tamam heyecanlanmayın, sadece bir servis başlamamış o kadar
Bu arada gördüğünüz gibi Airbus A330, A380 gibi devlerin navigasyon arabirimleri artık linux üzerinde çalışıyor 
Mutasyon‘da bir konuya yollamış Deny bunu, çok hoşuma gitti
Benim mesajı okumak için tıklayın.. 
Bilgisayarımda bahar temizliği yaparken farkettim, 2001 tarihinde devriye adlı bir program yazmaya başlamışım, programın amacı internete girdiğimde çalışması gereken yazılımları bir alanda toplayıp giriş anında hepsini sırayla çalıştırmakmış. Yazık ki bayağı da API’lerle uğraştırmış beni..
Aradan 5 yıl geçti. 2006′dayız ve dial-up kullanımı neredeyse bitti..
Başladığım çalışmaları zamanında bitirmem gerektiği konusunda iyi bir ders ve hatıra olarak kalması için bir ekran görüntüsü aldım;

NTVMSNCS‘de bir süredir periyodik olarak evrimle ilgili haberlerin çıktığını görüyorum. Evrim’in eksik ve canlıların oluşumunu açıklamakta yetersiz bir hipotez olduğunu düşünsemde evrime karşı bir alerjim yok. İsteyen istediğine ‘inanır’.
Yalnız benim sorunum şu ki bilimsel olarak bir değer taşımayan ya da şöyle ifade edeyim, bilimsel literatürde dahi geçerlilik kazanmamış bir hipotezin toplumun çoğunluğunu etikleyen bir medya kuruluşu tarafından bu kadar abartılı bir biçimde sunulması insanın aklına başka şeyler getiriyor; buyrun;
http://www.ntvmsnbc.com/news/372561.asp
En iyi açıklama evrim teorisi imiş. Eğer ortaöğretimde aldığım Biyoloji eğitimi (aminoasitler, proteinler..) okuduğum anatomi kitapları doğru ise; hayır en iyi açıklama o değildir. Bir sineğin gözünün nasıl oluştuğunu açıklamaktan aciz bir teori insanlığın var oluşunu açıklayamaz.
Bakın son paragrafta ne demiş bay Futuyama;
“…yaşam formlarının tümünü tasarlayan üstün bir varlığın esas alındığını ve bu düşüncenin dinsel bir doktrin olduğunu ileri sürdü.”
Akıllı tasarımın dinsel bir doktrin olduğunu ifade etmiş. Buradan anlaşıldığı üzere bu ‘hocaların’ amaçları evrim teorisini araç olarak kullanarak yeni bir şeylere erişmek değil (bilimin amacı budur), eğer öyle olsaydı sağa sola laf yetiştireceklerine işlerine bakarlardı.
Siz hiç kontrol teorileri ile ilgilenen birinin bir kontrol teorisini 10 günde bir basın yayın kuruluşlarına geçtiğini, ya da bu basın yayın kuruluşlarında çalışanların (Örneğin NTVMSNBC teknoloji bölümü editörü) 10 günde bir bu kontrol teorisi ile ilgili haber kastıklarını gördünüz mü?
Ben de görmedim.
Recursive dedikleri bu olsa gerek;
