Ocak, 2006 için Arşiv

‘Proton Bombardımanı’ ile enerji elde etmek

Dünden beri kafama takılmış durumda bu soru. Olay şu video’yu görmemle başladı;

http://www.angelsofmars.it/argomenti/video/UFO.VIDEO.EXTREME.mpeg

Bob LazarBir doğa bilimleri ve havacılık meraklısı olarak bugüne dek ciddi tanımsız nesne gözlemlerim oldu. Burada ifade etmemi mazur görün, fas.org‘da görebileceğiniz insanlık tarafından geliştirilen bir çok hava aracını yakından tanıyorum. Bu benim hobim…

En son nerede hangi model uçak üretiliyor veya en son ne zaman uzaya bir roket gönderilecek ve ne için gidecek.. Bunları bilmek bana ayrı bir haz veriyor.

Uzay ve havacılıkla bu yakın ilgime rağmen bir çok insanla birlikte gördüğüm ve ne olduğunu halen çözemediğim bazı tanımsız nesne gözlemlerim var.

Bu yüzden ara sıra bu tür gözlemleri araştırmak için geziyorum internette. Bu videoya da böyle bir gezi sırasında rastladım, ardından daha önce haberim olan fakat detaylarını bilmediğim şu video’ya rastladım;

http://www.areadownload.com/video/ufo/video/Ufo%20-%20Lazar%20Reactor.mpg

Bu video eski Harvard Profesörü Bob Lazar‘ın. Video’da Lazar, proton bombardımanı temelinde enerji elde etmenin geri planındaki mantığı çok basitçe açıklıyor. Fransız Bilim Akademisinin 2004 yılında bir fareyi elektromagnetik alan üzerinde uçurmayı başardıklarını biliyordum. İlk başta bu iki olay birbiri ile bağlantılı gelmişti. Ama öyle değildi, proton bombardımanı bambaşka bir olay. Bu şekilde neler yapılabileceğini hayal bile edemiyorum… Bakıra proton bombardımanı yaparak Altın elde edebilmenin ötesinde, videoda görüldüğü üzere Kalay‘a proton bombardımanı yapıp, Neomidyum ve yanında ciddi bir enerji elde etmek mümkün. Olayı biraz daha derinlemesine araştırdığımda 1965 yılında bunun pratik olarak gerçekleştirdiğine ilişkin dökümanlara rastladım. Bu dökümanların doğruluğu konusunda emin değilim.

Ama gördüğümüz bu araçların bu temelle hareket etmesi aklıma bu araçların istihbarat araçları olabileceğini getiriyor. Çünkü gördüğüm kadarıyla bu insanlık tarafından erişilmiş bir teknoloji. Bu araçları gördüğümüzde illa gözümüzü gök yüzüne çevirip yıldızlara bakmamız gerekmiyor!

Tabii bu durum, 15 milyar yıl yaşındaki evrenimizde, koca bir kumsala kıyasla, bir kum tanesinin elektronu büyüklüğündeki dünyamızda yaşam olduğu fakat başka gezegenlerde olmadığı yanılgısına düşürmemeli bizi.

Sonuç olarak bu hikayeden çıkaracağımız sonuç; paranoyak olmanız izlenmediğiniz anlamına gelmiyormuş.

Daha önce saçmalık olarak değerlendirdiğim şeylerin, araştırmalarım sonucu 1959′da bir fizikçiye Nobel ödülü bile aldırdığını duyunca cehaletimden dolayı utandım. Aslında benim bu olayların bilimsel geri planını bırakmaya hiç niyetim yoktu, ama insanlar bu önemli konuyu spiritüel ve dini alanlara kaydırınca bende bir araştırmacı olarak hayat amaçlarımdan biri olan bilime ihanet etmemek için uzun süredir bu alandan uzak kalıyordum.

Ama insan işte, hep olacak olanla yüzleşiyor. Önüne geçemediğim ciddi bir merak sardı yine beni…

Google Earth’e bu kez de Uçan Araba takılmış

Haber şurada;

http://www.theregister.co.uk/2006/01/23/flying_car/

Bölgenin fotoğrafları da burada;

http://www.theregister.co.uk/2006/01/25/flying_car_launch_site/

İyileştim, sanırım..

16 Ocak Pazar günü çok şiddetli bir karın ağrım oldu. Ertesi gün bu ağrı daha şiddetli bir şekilde tekrarlayınca Kocaeli Tıp Fakültesinin acil servisine giriş yaptım, ve bugün çıktım. 1 düzineden fazla serumu yedikten sonra tabii :)

En çok özlediğim şey BT Türk oldu. Hastanede BT Türk V4′e bir wap arabirimi eklemenin ne kadar büyük bir gereklilik olduğunu anladım. Çünkü dinlenmenin dışında kalan zamanlarda GPRS üzerinden Google tarafından çağırılan BT Türk’ü gezerken pek rahat ettiğim söylenemez.

Sanırım hastalığımın nedeni düzensiz uyku ve beslenme alışkanlığım. Bunu değiştirmek için yoğun çaba sarfediyorum. Bu arada sağlığınızın kıymetini bilin ve düzenli yaşayın desemde eğer bir programcı iseniz siz söylediklerimi pek önemsemeyeceksiniz, çünkü gerçekten sadece elden gittikten sonra anlaşılıyormuş. Bu bana söylendiğinde de “-hımm, -evet, -tamam” ile cevap verirdim. Ama şimdi hastaneden çıktıktan sonra anlıyorum ki evet sadece elden gittikten sonra anlaşılıyor.

Hastanede beni arayarak, ziyaret ederek yalnız bırakmayan tüm dostlarıma karşı derin bir minnet duyuyorum. Karda kışta Umuttepe gibi dünyanın öbür ucuna yapılmış, yolları kardan kapalı hastaneye gelmemeleri için çok ısrar etmiştim oysa..

Fırat Hocama hastanede kaldığım süre içinde ‘eğlenerek’ vakit geçirmemi sağlayan Linus Torvalds’ın “Yalnızca Eğlenmek İçin” adlı kitabını hediye ettiği için ayrıca teşekkür ediyorum.

Adobe Lightroom

Adobe Lightroom

Adobe’nin profesyonel fotoğrafçılar için geliştirdiği yüksek boyutlu fotoğrafların düzenlenmesi ve bu fotoğraflara müdahale edilmesini kolaylaştıran sayısal görüntü işleme yazılımı. Bu yeni yazılımla, diğer yazılımlara göre çok daha kısa sürede fotoğraflar işlenebilmekte;

Rastladığım en detaylı anlatım Michael Reichmann tarafından aşağıdaki bağlantıda yapılmış;

http://www.luminous-landscape.com/reviews/software/lightroom1.shtml

Afşin Dönüyor…

Herkese iyi bayramlar. 18 ocakta insallah teskereyi aliyorum. Darisi her Türk gencinin basina.

Bir bilgisayar ve yeteri kadar makarna ile hayatının geri kalanını geçirebilecek* dostlarımdan, Afşin Taşkıran vatani görevini tamamlamış ve 18 Ocakta geri dönüyormuş..

Bu habere çok sevindim :)

NATO - Chor javon!

Oldukça etkileyici savaş karşıtı bir parça.

Kimin söylediği nasıl bir pazarlama taktiği izlediği veya yaptıklarının bir pazarlama taktiği olup olmadığı çok da önemli değil. Sadece ortaya çıkan ürüne bakmamız gerektiğine inanıyorum. Bir insan belli bir duygu yoğunluğuna sahip olmadan notaları bu sıraya dizemez!

Nato bunu yapmış, Nato notaları duygu yoğunluğunu yansıtacak şekilde sıraya dizmeyi çok iyi başarmış!

ravaan shodan tschaar javaan, har tschar giriftan kamaan
manhaar shodan pur armaan, ya mavlaan, ya mavlaan, ya mavlaan?

padar begud ba pisar, imruz nagum hetsch safar
safaratan pur khatar, ya mavlan, ya mavlan, ya mavlan

madar du ta bacha mord, har sal ghese? madres?
khataretan bar khdoa, ya mavlan, ya mavlan, ya mavlan

kadam zadan yakbara, tar marasi? [garma rasid?] dast daraaa
muaa bakhaan janaza, ya mavlan, ya mavlan, ya mavlan

madar ki girya makard, sanga ro par sar mekard
naleyi batsche mekard, ya mavlan, ya mavlan, ya mavlan

Sözlerin yaklaşık karşılığı şöyle;


dört yoldaş bir silah aldılar
ve büyük ümitlerle yola çıktılar
baba oğullarını uyardı
geleceğin tehlikede olduğuna dair bir işaret var tanrıdan
yoldaşlar babalarını dinlemediler ve ava gittiler
yıldırım ve şimşek vurdu
aniden geçitten bir çığ düştü
ve yoldaşları yuttu.
kutsal adam hüzünlü bir cenaze duası okudu
ve anne oğulları için yas tutarak başını taşlara vurdu

Ben Asyalıyım!

Az önce bir mektup okudum ve geleceğe dair umutlarım iki kat arttı.

Bir kardeşimin, fıtratının verdiği derinlikle yazdığı mesajı okumaya hazır mısınız?

Bu mektup Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinden Pakistan’a gönderilmiş. Varlığı basına Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref tarafından duyurulmuş,

Mektup
Bu mektupla ilgili yapacak bir yorum bulamıyorum. Çünkü okuduktan sonra kontrol beyinden kalbe geçiyor.

Bu olay üzerine ekşi sözlükte bir yazarın değindiği haklı bir tespiti sizlerle paylaşmak istiyorum,

“Asyalı olduğumuz, çok açık ve nettir. yardımseverliğimiz, misafirperverliğimiz, sıcakkanlılığımız, yemek kültürümüz, ulusal meselelerdeki hassasiyet ve cesaretimiz, ölümden korkmayışımız, devlete olan saygımız, asya halklarıyla çok benzerdir.

bir ‘avrupalı’da, bütün bunları görebilir misiniz? ben hiç görmedim!”

İşte bende bunların üzerine net bir şekilde söylüyorum, ben bir asyalıyım ve bununla gurur duyuyorum.

Ayrıntılar: http://www.presidentofpakistan.gov.pk